makine-sanayi-gelisimleri

Makine Sanayi Gelişimleri​

Makine Sanayi Gelişimleri​ Endüstri 4.0 ile yüksek bir ivme kazandı. Özellikle insan gücüne bağlı üretim yapan fabrikaların akıllı fabrika sistemine geçmesiyle büyüme giderek arttı. Akıllı fabrikalar sayesinde eskiden x olan üretim 2x olmakla birlikte, harcanan maliyet daha da azaldı. Bu da sanayinin gelişmesine oldukça fayda sağladı.

Makine sanayi ülkemizde özellikle son yıllarda farklı üretim çeşitleriyle giderek gelişmektedir. Ülkemizde makine sanayinin temelleri 1920’li yıllarında atılmaya başlamıştır. İlk etapta özel sektörden ziyade devlet eliyle start vermiştir. Zamanla devletin bu girişimine özel sektörden de destek gelmiş ve birçok firma makine üretim sanayine yatırım yapmıştır. Devlet de özel sektörü yatırımlara çekebilmek için ara ara teşvik programları düzenlemiş ve özel sektörü cesaretlendirmiştir.​

Hiç şüphesiz makine imalat sektörü gelişimine devam etmiş; özellikle 1990’lı yıllarda ivme kazanmıştır. Günümüze geldiğimizde Türkiye’de makine ve makine ara parçaları, aksamları üretimi ciddi oranda gelişmiş ve iş hacmi artmıştır. Sektörün kalbi özellikle iş ve inşaat makineleri, tarım aletleri/makineleri ile sanayide kullanılan takım tezgâhları alanında atmaktadır. Tabi bu sektörler yanında, yan ve alt makine ve ekipman üretim sektörleri de mevcuttur.​

Endüstri 4.0 ile makine sanayi gelişimleri oldukça yüksek bir ivme kazanmıştır. Özellikle eski tip, insan gücüne bağlı üretim yapan fabrikaların akıllı fabrika sistemine geçişinden sonra büyüme oldukça artmıştır. Akıllı fabrikalar sayesinde eskiden x olan yıllık üretim 2x olmakla birlikte, harcanan yıllık maliyet daha da azalmıştır. Bu da sanayinin gelişmesine oldukça fayda sağlamıştır.​

Makine Sanayi Gelişimleri​ ve Türkiye’de Makine Sanayinin Geliştiği İller:

İzmir, Konya, Eskişehir, Gaziantep, Ankara, Bursa olarak gösterilebilir.​

Özellikle 2000’li yıllardan sonra Türk malına olan güvenin artması neticesinde, ihracat oranlarında ciddi artış olmuştur. Neredeyse dünyanın her ülkesine Türk makineleri gitmektedir. Bunun yanında, devletin yerli malını teşvikiyle de ithalatın önü ciddi oranda kesilmiştir. Bu gelişmeler de ülkeye ciddi anlamda ekonomik gelir sağlamıştır.​makina-snayi-gelisimleri

Akıllı fabrikalara geçiş aşamasında profesyonelce destek sağlayan A’dan Z’ye bu geçişi sorunsuzca kurgulayan ve uygulayan Prowmes, fabrikalardaki üretim maliyetini minimalize ederek 7/24 çalışan bir fabrikayı çok kısa sürede kurup teslim etmektedir.

Sektörün Sorunları Nelerdir?

Makine Sanayi Gelişimleri​ ve makine üretim sektörünün önündeki en büyük handikap, ara eleman sıkıntısıdır. Üretimde ara elemana olan talep karşılanamamakta ve bu da sektörü olumsuz olarak etkilemektedir. Bu anlamda firmalar bazen kendi okullarını açarak, ara eleman açığını bu yolla gidermeye çalışmaktadırlar. Lakin endüstri 4.0 devrimi ile birlikte teknoloji gelişmeler ışığında akıllı fabrikalar gün yüzüne çıkmıştır. Ara eleman sorununu ortadan kaldıran bu akıllı fabrikalarda 7/24 çalışma yapılması mümkündür. Personel sayısı azaltılarak yıllık maliyet düşmekte olup buna orantılı olarak fabrika verimliliği de artmaktadır. ​makine-sanayi-gelisimleri

Teknolojiye yatırım yapan makine sanayisi içerisinde firmalar akıllı fabrikalara geçtiklerinde bir çok büyük sorun ortadan kalmaktadır. Yanlış üretim, fire verme, eksik veya fazla hammadde kullanma, personel hatası ile üretimin durması vb durumlar ortadan kalmaktadır.​

Ayrıca, devlet tarafından bölgesel olarak oluşturulan teşvikler de son yıllarda yatırımlara yeni bir ivme kazandırmıştır. Ar-ge yapan firmalara da TÜBİTAK ve KOSGEB aracılığıyla ciddi anlamda proje bazlı hibeler verilmektedir. Özellikle makine sektöründe üretim yapan KOBİ tanımına giren işletmeler için farklı teşvik uygulamaları vardır.​

Birçok sektöre lokomotif olan makine üretimi sektörünün daha fazla desteklenmesi için girişimler yapılmaktadır. Prowmes olarak makine sanayisinin gelişimi için fabrikalarınızı son teknoloji sistemler ile donatarak üretim verimliliğinizi artırmanızı hedeflemekteyiz.​

İlginizi çekebilecek bir diğer yazımıza ulaşmak için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayınız.​

MAKİNELEŞME NEDİR?

Devamını Oku

bina-otomasyonu

Bina Otomasyonu Nedir?​

Bina otomasyon sistemleri rezidanslarda, alışveriş merkezlerinde, fabrikalarda, stadyumlarda, eğlence merkezlerinde ve plazalarda rahatlıkla uygulanabilmektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile bu yapıların tamamında hem hayatı hem de iş gücünü kolaylaştıran, gerekli kontrol ile müdahalelerin kontrol merkezinden manuel ya da otomatik olarak yapılmasını sağlayan bina otomasyon sistemleri yeni yapılan binaların tamamında kullanılmaktadır.

İnsanlar artık iş yerlerine ya da evlerine giriş yapmadan, güvenlik kameraları sayesinde iş yerlerinin ve evlerin kontrolü yapılabilmektedir. Hırsızlık gibi durumlarda da bilgisayar ya da cep telefonları üzerinden anında bilgi alınarak müdahale edilebilmektedir.Günümüzde olmazsa olmazlar arasında verimlilik ilk sırada yer almaktadır. Bu anlamda 
bina otomasyonu ile verimlilik çözümlerinde başarılı uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Peki, bu uygulamalar nasıl gerçekleştirilir? Aşağıda Bina Otomasyonu ve gerekliliği ile ilgili bilgiler sunulmuştur.

Neden Bina Otomasyonu Uygulamalarına İhtiyaç Duyulur?

​Bina otomasyon sistemlerindeki temel amaç tek bir kanaldan bütün sistemin izlenmesi ve kontrol edilebilmesidir. Günümüzde de hem orta hem de devasa büyüklükteki binalar için otomasyon 3 ayrı kısımda incelenmektedir. Bunlar mekanik sistem kontrolüaydınlatma sistemi kontrolü ve elektriksel sistemin kontrolüdür.​
Enerji verimliliğinin sağlanabilmesi için bina otomasyonları olmazsa olmazlardandır. Sizlere hem aydınlatma hem de iklimlendirme çözümlerinde model olmaktadır. Bina güvenliğinin sağlanabilmesi için bina otomasyonunun önemi çok büyüktür.​
Yangın, doğalgaz kaçağı, sel ve buna benzer tehlikeli durumlarda bina otomasyon sistemlerimiz hem binanızı hem de bina içerisindeki insanları en hızlı ve güvenilir bir şekilde uyarmaktadır. Bu da bina sahiplerine zaman kazandırır.​

Daha az çalışan ile bütün sistem kolayca kontrol edilebilmektedir. Bu da personel giderlerinizin azalmasına yardımcı olmaktadır. Son teknolojik bina otomasyon sistemleri ile verimlilik maksimum seviyeye çıkarılmaktadır.bina-otomasyonu

Bina otomasyon sistemleri rezidanslarda, alışveriş merkezlerinde, fabrikalarda, stadyumlarda, eğlence merkezlerinde ve plazalarda rahatlıkla uygulanabilmektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile bu yapıların tamamında hem hayatı hem de iş gücünü kolaylaştıran, gerekli kontrol ile müdahalelerin kontrol merkezinden manuel ya da otomatik olarak yapılmasını sağlayan bina otomasyon sistemleri yeni yapılan binaların tamamında kullanılmaktadır.

İnsanlar artık iş yerlerine ya da evlerine giriş yapmadan, güvenlik kameraları sayesinde iş yerlerinin ve evlerin kontrolü yapılabilmektedir. Hırsızlık gibi durumlarda da bilgisayar ya da cep telefonları üzerinden anında bilgi alınarak müdahale edilebilmektedir.

Bina Otomasyonu Nasıl Tasarruf Sağlar?

Enerji maliyetlerinde meydana gelen artışların bina işletim masraflarını da artırdığı görülmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda bu enerjilerin % 40’ının ticari ve konut binalarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Durum böyle olunca binalarda kullanılan enerjinin kontrol altına alınması önemli bir hale gelmiştir.​

Bina ekipmanları tercih edilirken kapasite seçimlerinde yaz aylarının yüksek ve kış aylarının en düşük ortam sıcaklığı özelliğine dikkat edilmektedir. Ancak hem yaz hem de kış aylarında çok az bir dönem bu şartlarda ekipmanlar çalışırken, diğer zamanlarda atıl kapasitede çalışmaktadır. Bu da ciddi derecede enerji israfına yol açmaktadır.​

Bina otomasyon sistemleri sayesinde % 1’lik dilimler ile kapasiteler ayarlanabilmektedir. Bu da en uygun kapasitede bina enerji kullanımlarını ayarlar ve enerji tasarrufu sağlar. İş gücü ve zamandan da tasarruf sağlayan bina otomasyon sistemlerinden toplanan veriler analiz edilir ve arıza ile bakım istatistikleri çıkarılır. Bu veriler doğrultusunda da gerekli çalışmalar yapılmaktadır. En iyi şekilde bina otomasyon sistemleri için firmamız ile iletişime geçebilir ve bu verimli sistem hakkında daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

www.proente.com

Telefon: +90 (212) 257 94 19

E-mail: info@proente.com

Devamını Oku

Prowmes-Sanayi-Kenti-Ne-Demektir

Sanayi Kenti Ne Demektir?

Yaşam biçimimiz tüketim odaklı bir yapıya evrildiği için zamanımızın çoğunu yolda veya iş yerinde geçirmekteyiz. Evden işe ulaşım sorununu çözmek için organize sanayi bölgeleri kurulup bu bölgelerin yakınlarına birçok konut yapılıyor. Bu yapılaşma da sıklıkla duyduğumuz Sanayi Kenti adını alıyor.

Sanayi Kentine Giriş

Sanayi, tarımsal olmayan ve endüstriyel üretim odaklı sosyoekonomik bir yapılanmadır. 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’dan başlayarak dünyanın çeşitli ülkelerinde görülmeye başlayan sanayileşme süreci ve sanayi devriminin etkileri sonucu kent dinamikleri de değişmeye başlamıştır. Sanayinin kente girişi ile birlikte toplumsal düzen değişmiş ve yerleşmelerde yepyeni biçimlenmeler ortaya çıkmıştır. Sanayileşme süreci, kentteki nüfusun artışını hızlandıran ve kırdan kente göçü tetikleyen en önemli bileşenlerin başında gelmektedir. Sanayi devrimi ile birlikte tarımda makineleşme başlamış ve üretim yavaşlamıştır. Topraktan elde edilen ekonomik güç zamanla azalmaya başlamıştır. Bu da nüfusun kentlere yönelmesine ve sanayinin çeperinde toplanmasına sebep olmuştur.

Sanayi KentiProwmes-Sanayi-Kenti-Ne-Demektir

Ticaretten ve tarımdan çoğunlukla uzak duran sanayi kentleri, endüstriyel üretimi destekleyen ve sermaye odaklı bir sosyoekonomik yapılanmaya sahiptir. Sanayi devriminden sonra kentlerin fiziksel dokusuna bakıldığında, kamusal alan ile konut alanlarının birbirinden ayrıştığı, büyük sanayi arazilerinin etrafında ilk yıllarda sayıca az olan yerleşimlerin artarak belirginleşmeye başladığı bir şehirleşme görülmektedir. Çoğunluğu fabrikalarda istihdam edilen nüfusun, iş yerleri ile yaşam alanlarını yakın tutmaya özen göstermesi söz konusudur. Kentte inşa edilen yapısal fonksiyonlar ve kent toplumunun ihtiyaçları sanayi öncesi kentlerde görülenlerden farklılaşmaktadır. Demiryolu ağları ve ulaşımın önem taşımaya başlaması sanayi kentlerinde diğer kentler ile iletişimde kalmak ve kırsal bölgelerde tarımda üretilenlerin fabrikalarda işlenmesi için kaçınılmaz hale gelmiştir.

Zamanla fabrikaların desantralize edilerek kent çeperine doğru alınması kararı ile birlikte kentin çekirdeğinden ve konut alanlarından uzaklaştırılmıştır. Bu durum ulaşım problemlerini beraberinde getirmiştir. Tüketim odaklı bir yaşam biçimine evrilen kent toplumu, zamanının çoğunu yolda veya iş yerinde geçirmektedir. Kır topluluklarında görülen üretim, samimi insan ilişkileri ve kültürel değerler, sanayileşme ile birlikte kent toplumlarında zayıflamaya başlamıştır. Bu sebeple kısaca OSB olarak adlandırılan organize sanayi bölgeleri kurulmakta olup bu bölgelerin yakınlarına birçok konutlar yapılarak işe ulaşım sorununu ortadan kaldırmak hedeflenmiştir. Geçmişte sanayi kentlerine ulaşım oldukça sorun yaratırken günümüzde konutlaşma, iş olanağının daha fazla olduğu fabrika yakınlarına kaymıştır. Sanayi kentlerinin günümüzde geldiği bu durumun toplumun değişimindeki rolü oldukça büyüktür.

Devamını Oku

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar ile Yeni Üretim Çağı

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar olarak adlandırılan üretim sisteminde ham maddenin fabrikaya girişinden, ürünün fabrikadan çıkışına kadarki süreçte yok denecek kadar az insan müdahalesine ihtiyaç duyulur ya da hiç duyulmaz. İnsan gücünün minimalize edildiği bu fabrikalara dijital fabrika da denilmektedir. Tehlikeli çalışma koşullarında da insanlar yerine robotlar kullanılarak iş güvenliği açısından sağlıklı bir işleyiş sağlanır.

Akıllı ve karanlık fabrikalar bir diğer anlamıyla aydınlatmanın söndürüldüğü fabrikalar, otomasyon sistemleri ile oluşturulmuş fabrikalardır. Bu oluşumda çok fazla insanın varlığına ihtiyaç duyulmamaktadır. Bugünkü fabrikalarının birçoğu karanlık fabrika özelliğini barındırmaktadır. Ancak bu yerlerde parçaları kaldırmak ve kurmak için insan kuvvetine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yerlerde işçilerin çalışması sahip olunan yapıları gereği bir zorunluluktur. Bugünkü tüketim sektörünün etkinliği ve arz talep arasındaki farkın açılmasını önlemek hedefiyle çoğu fabrika kendi kapasitelerindeki teknolojinin sağladığı imkanlar dahilinde çoğalan talebin karşılanabilmesi ve fabrikanın kendi finansal kuvvetini artırabilmek amacıyla vardiyalar arasında karanlık üretim yapmaya başladı. Dijital fabrikalarda ham maddenin fabrikaya girişinden ürünün fabrikadan çıkışına kadar olan sürede çok az insan müdahalesine ihtiyaç duyulur veya hiç duyulmaz.

Akıllı fabrika olarak adlandırılan üretim sistemi, yapımcıların daha yeni yeni uygulamaya başladıkları çarpıcı bir proses olarak karşımıza çıkıyor. Karanlık fabrikalar kavramı, isim olarak yöntemin ne bulunduğu konusu ile ilgili ipuçları vermekte. Bugün de üretim gerçekleştiren normal bir fabrika düşünün… Bu fabrikada çalışan insanlar gün boyunca nerelerde çalışıyor diye sorulduğunda yanıt olarak aydınlatmaların kullanıldığını ve sık olarak üretimin gerçekleştiği yerlerde çalıştıklarını söyleyebiliyoruz.

Karanlık üretim İngilizce olarak lights-out olarak da adlandırılan bu sistem kullanıcısına sabit bir üretim çıktısı verilir. Bu çıktıyı verirken hiçbir insan kuvvetinden yardım alınmadan gerçekleştirilir. Akıllı fabrikalarda aktif olarak hiçbir insan gücüne yer verilmemiştir. Bu fabrikalarda üretim yüzde yüz  robotik sistemlerle gerçekleştirilir. Bu sayede karanlık adı verilen  fabrikalarda üretim ışıklar kapalıyken de gerçekleştirilebiliyor. Karanlık fabrikalarda üretilen üretim sistemi ile imalatta devamlılığını her daim  gerçekleştiren bir otomasyon formudur. Şayet karanlık üretime insanlar dahil olsaydı otomasyon sistemiyle yapılan bu iş amacından çıkılması çok güç bir hal alabilirdi.

Örneğin; yapılması gereken bir fonksiyon esnasında yüksek sıcaklık, yüksek kilolarda ağırlık veya zehirli gazlar ya da diğer bütün tehlikeli çalışma koşulları yer aldığında bu fonksiyonları yapmak için insanlar yerine robotlar kullanılarak iş güvenliğinde de problemsiz bir şekilde işleyiş sağlanmış oluyor.

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar İle Üretimin Faydaları

Artan verimlilik: Otomasyon sistemi sayesinde hem vakit bakımından çalışma süresinde artışı hem de kusurlu parça azalışı sağlayarak fabrika verimliliğini artırır.

İş gücü maliyetinde azalma: Sistem çoğu insanın yaptığı işi tek bir makineye bağlayarak yalnızca yakıt ve bakım tamir maliyetleri ile fabrikayı işletme imkanı sağlayarak iş kuvveti maliyetinde büyük miktarda azalma sağlamakta.

Ekipman işletimini çoğaltmak amacıyla iş gücüne duyulan gereksinimi azaltmak: Sistem insanlar bulunduğu zamanki çalışma haliyle kıyaslandığında ekipmanların tüketiminde oluşan ölü sürenin ortadan kaldırılmasını sağlamakta.

Şirketlerdeki yüksek vasıflı çalışanların işlerine odaklanmalarını ve teknik bilgi ve yeteneklerini kullanabilmesini sağlamak: Sistemin bulunduğu fabrikaların yönetiminde ve düzenin ar-ge evresinde tespit edilen yüksek vasıflı çalışanların sistem işleyişindeki sıkıntıları, bakım tamir hariç, göz önünde bulundurmalarına gerek olmadığı için çalışanların bilgi birikimlerini daha verimli şekilde kullanabilmesini sağlamakta.

Enerjide verimlilik sağlamak: Sistem bakıldığı vakit daha çok enerjiye bağımlı gibi görünse de verimlilik arttığı için ürün çıktısı ve sarf edilen enerji oranlandığında ürün başına düşen imalat enerjisi azalmaktadır, bu da enerjide büyük oranda verimlilik sağlamaktadır.

Artan verimlilikle rekabet avantajı: Üretim pazarında tespit edilen en mühim şey hiç kuşkusuz aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerle olan rekabetlerdir. Bu rekabette sistem, üretim hızını büyük oranda etkilediği amacıyla daha çok ürün meydana koyarak daha çok satış miktarı sağlamakta. Bu ise diğer fabrikalarla rekabette karanlık üretimin yapıldığı fabrikaların bir ismim öne çıkmasını sağlamakta.

Devamını Oku

dijital-uretim-proses

Dijital Üretim ve Proses Uygulaması

İşletmelerde kârlılığı arttırmak ve maliyetleri düşürmek için prosesin doğru yapılandırılması ve doğru işletilmesi büyük önem taşır. Stok miktarlarının kontrol altında tutulması, üretim bant hızının arttırılması, fire oranlarının düşürülmesi, arıza ve duruşlarda yaşanan zaman kaybının önlenmesi gibi birçok kısımda prosesin faydaları görülür. Endüstri 4.0 ile anlık dijital üretim yapılabiliyor olması, proses anlayışını da baştan sona değiştirdi.

Teknolojik gelişmeler öyle hızlı ilerliyor ki, takip etmek bazen neredeyse imkânsız hale geldi. Teknoloji, internetin de desteği ile hayatımızın tam ortasında yerini aldı. Bununla birlikte birçok iş kolu ve sektör geçerliliğini yitirdi. Mesela, herkes tarafından bilinen ve tanınan Amazon şirketi, internet üzerinden ilk kitap satışını yapan markadır. Bu hamle ile birçok kitapçı ya da eski deyim ile sahafçılar iflas etti diyebiliriz.

İş dünyasında ayakta kalabilmenin yegâne kuralı rakipleri sıkı sıkıya markaja alıp, yakından takip etmekten geçiyordu. Belki bu yine bir bakıma öyledir ancak artık rakipleri takip etmek yerine sektörel gelişmeleri takip etmek ve teknolojik yenilikleri yakından izlemek daha mühimdir.

Ticareti değiştiren teknoloji, üretimi de değiştirip dijital üretim kavramının doğmasına neden oldu. Dijital üretim teknolojisi iki temel yöntem ile hayata geçiyor:

  • Herhangi bir malzemenin lazer teknolojisi ile yontularak istenen şekle dönüştürülmesi,
  • 3 boyutlu yazıcılar ile herhangi bir malzemenin tabakalar halinde birleştirilerek istenen şekle dönüştürülmesi.

Dijital üretimin en önemli avantajlarından biri vakit kaybının önlenmesi. Bir işçinin kalıp veya kovan değiştirme için harcadığı zamanın onda biri kadar vakit harcayarak tüm bu işleri robotlar, dakikalar içinde yapabiliyor.

Dijital Üretim ve Doğru Proses Kârlılığı Arttırır

Endüstri 4.0 Devrimi ile birlikte anlık dijital üretim yapılabildiği gibi süreç anlayışı da değişiyor. Proses dediğimiz şey, üretimin şemasıdır. Satın alma aşamasından, üretim anına, sevkiyata hazırlık aşamasından, son kullanıcıya sevk aşamasına varıncaya kadar süreç içerisine dâhil edilebilir.

Prosesin doğru yapılandırılması ve doğru işletilmesi, işletmelerin kârını arttırır ve maliyetleri düşürür. Stok miktarlarının kontrol altında tutulması, üretim bant hızının arttırılması, fire oranlarının düşürülmesi, arıza ve duruşlarda yaşanan zaman kaybının önlenmesi gibi birçok kısımda prosesin faydaları görülür. İşte Endüstri 4.0 Devrimi proses anlayışını da baştan sona değiştirerek yepyeni bir durum yarattı.

Bu nedenle, dijital üretim ölçek ekonomilerine dayanan üretim tesislerinin avantajlarının ortadan kalkmasını sağladı. Büyük yatırım gerektirmemesi nedeniyle müşteriye yakın birçok tesisin ihtiyaçları daha iyi karşılayabilmesine imkan verdi. Stok seviyelerinin düşürülmesi, daha kolay deney yapılabilmesi ve isteğe yönelik özelliklerin ürüne dahil edilebilmesi gibi avantajlar getirdi.

Bu yüzden, dijital üretim teknolojilerinin yaygınlaşması durumunda iş süreçlerinde yani prosesler ve organizasyonlarda ne gibi değişiklikler gerekeceği, çalışanların hangi yeni yetkinliklerle donatılması gerektiği konusunda bugünden fikir üretmek faydalı olacaktır. Bu teknolojilerle şimdiden tanışmak ve küçük denemeler yaparak kurumsal yetkinlik düzeyini artırmak da önemli bir adım olur. Çünkü genellikle teknolojiler, onları kullanabilenlerin yetkinliklerinden daha hızlı gelişebiliyor.

Endüstri 4.0 Devrimi, mevcut üretim dünyasının ihtiyaçlarına cevap vererek gelişmeye devam ediyor.

Nesnelerin interneti gibi bir nimetten söz ediyoruz. Bir çalışanın günlerce masa başından kalkmadan hazırlayacağı raporları, dakikalar içinde önümüze getiren bir teknolojik imkândan bahsediyoruz. Bir üretim bandının evresini tamamlayabilmesi için onlarca insana ihtiyaç duyulurken, prosesin olumsuzluklara karşı yoluna devam edebilmesini bile takip edecek onlarca insana ihtiyaç duyulurken, Endüstri 4.0 Devrimi tüm bunları daha kısa zamanda daha az enerjiyle yapmayı başarabiliyor.

Devamını Oku

Yalın Üretim

Yalın Üretim İçin Şimdi Tam Zamanı!

Amerikalıların günlük yaşamda kullandıkları meşhur bir deyim vardır: “Zamanı geldi” İşte Türkiye’de yalın üretim yöntemine geçmenin, üretim yönetim sistemi kurmanın zamanı geldi.

Yalın üretim için bulut tabanlı üretim yönetim sistemleri her üretim tesisinin mutlaka hayata geçirmesi gereken bir proje olmalıdır. Yalın üretim, üretimlerini arttırmak isteyen, verimliliği yükseltmek isteyen, fire oranlarını düşürmek isteyen her sanayicinin mutlaka benimsemesi gereken bir yöntemdir. Yalın üretim sistemine harcanan paranın veya ayrılacak bütçenin ekstra bir maliyet olarak görülmesi en büyük yanlışlardan biridir. Yalın üretim için, üretim yönetim sistemi için ayrılan bütçeler, harcanan paralar maddi kazanım olarak geri dönecektir.

Yalın Üretim ile ProwMES Fabrikanızı Hep Bir Adım Önde Tutar

Fire oranlarının düşmesi ve verimliliğin artması, maliyetlerin düşmesi anlamına gelmektedir. Maliyetlerin düşmesi ise elde edilen kazancın daha da artması anlamını taşımaktadır.Bu yüzden yalın üretim, verimlilik için olmazsa olmazdır.

Anlık raporlama özelliği ile duruş yaşayan makinelerin anbean takip edilmesine olanak sağlar. Duruş yapan makinelerin duruş yaptığı süre içerisinde ne kadar üretim kaybına neden olduğu dahi görülebilir. Bu da “Bu duruş yaşanmasaydı üretime ne kadar katkısı olurdu?” sorusunun en net cevabıdır.

Otomatik uyarı özelliği, verimlilik kaybının yaşandığı anların, makine arızalarının tespitini yapar ve bu durumları otomatik olarak veriler halinde raporlayarak gerekli birimlere, yetkililere uyarılar yapar.

Darboğaz analizi, yaşanan veya yaşanacak problemleri çözmenin en iyi yolu darboğaz analizi yapabilmektir. Darboğaz analizi ile yaşanan ve yaşanacak sorunlar için önceden tedbirler alınabilir, yeni alternatif yöntemler geliştirilebilir.

İsraf, maalesef ki tüm toplum olarak ortak sorunumuzdur. İster kurumsal, ister bireysel olsun herkesin israf önlemek için gayret göstermesi gerekir. Prowmes’in israf önleme özelliği ile maliyetleri düşürecek raporlar elde ederek israfı önleyebilirsiniz.

İş gücü yönetimi, belki de üretimin en zor süreçlerinden biridir. İster makine, ister beden gücü olsun en zor yönetilen, iş gücüdür. İş gücü yönetimi sayesinde gücün doğru zamanda, doğru yerde kullanılması sağlanarak maksimum seviyede fayda alınır.

Prowmes, toplam ekipman etkinliği, hatalar arası otalama süre, üretim planında olan değişiklikler, hatalı ürün, toplam üretilen ürün, fabrikanın genel durumu gibi raporları zamanında üretir. Yalın üretim konusunda sizi ve fabrikanızı sektörde hep bir adım önde tutar.

Devamını Oku

Web’in Evrimi

Web 1.0’ın tek yönlülüğü Web 2.0 ile yıkılmış ve çift yönlü bilgi akışı başlamıştır. Bu değişimin getirdiği yenilikleri temel olarak şöyle sıralamak mümkündür.

Web 1.0 Web 2.0
Statik Dinamik
Tek yönlü Çift yönlü
Kişisel web siteleri Sosyal ağlar, podcastler ve bloglar
Domain ismi spekülasyonu Arama motoru optimizasyonu
Sayfa görünümleri Tıklanma üzerinden ücretlendirme
Klasörler (taksonomi) Etiketler-Tagging (folksonomi)
Britannica Online Wikipedia
Marka içerikleri Online alışveriş
Klasik bannerlar İçeriğe göre reklam Google AdSense

 

Web 1.0 sadece web sitesinin yaratıcılarından ve site bilgilerini okuyanlardan ibarettir. İçerik yayıncılarının hakimiyeti söz konusudur. Site ziyaretçileri ile etkileşim yaratılamadığından tek yönlüdür.

Web 2.0 O’Reilly Media tarafından 2004’te kullanılmaya başlayan ikinci nesil internet hizmetlerini anlatan kavramdır. Web 2.0 site ziyaretçilerinin de sosyal ağlar, bloglar aracılığıyla; içerik, yorum ve bilgi paylaşımına imkan tanımaktadır. Böylece statik internetten kullanıcıların da aktif olduğu dinamik internete geçilmiştir. Merkezi ansiklopedik bilgi kullanıcıların da içerik oluşturabildiği vikilere dönüşmüştür.

İnternette etkileşimin artması satış ve pazarlama anlayışını da değiştirmiştir. Eskiden sadece marka içerikleri hakkında bilgiye ulaşan tüketici artık görüşlerini markalarla paylaşabilmekte ve üretim sürecine de dahil olabilmektedir. Kullanıcılar markaları araştırmakta ve deneyimlerini diğer tüketicilerle paylaşabilmektedir. Markaya olan sadakatin göstergesi olarak online marka toplulukları oluşturabilmektedir.

Taksonomi; Bir web sitesindeki navigasyon elementlerinden, bir e-ticaret ortamında ürünlerin gruplanmasına kadar, bilgiyi sınıflara ayırarak organize etmeye yönelik çalışmalar olarak adlandırılmaktadır. Web 1.0’da içerik üreticileri tarafından sınıflandırma yapılmaktaydı. Web 2.0’da ise folksonomi kavramı ortaya çıkmıştır; ön tanımlı ve merkezi sınıflandırma sistemi yerine kullanıcılar tarafından oluşturulan etiketlere dayalı sınıflandırma sistemidir.

Klasik banner sistemine göre tüm site ziyaretçileri aynı reklamlarla karşılaşıyordu. AdSense’de ise kullanıcıların tıkladığı içeriklere göre eşleştirme yapılarak tüketicinin profiline özel reklamlarla karşılaşması sağlanmaktadır.

Web 2.0 arama motoru optimizasyonu (SEO) sitelerin içerikleri ile ilgili konularda, arama motorlarında yapılan aramalar sonucunda siteye ziyaretçi akışını sağlayan ve üst sıralamalarda görünecek web sayfaları oluşturma sürecidir. Ziyaretçiler arama motoru sonucu ile geldikleri için hizmeti talep eden kişilerdir. Hizmeti talep eden geniş bir kitleye ulaşılmasını sağlar ve müşteri tercihleri ile ilgili güvenilir bilgi sunar.

Üçüncü Boyut: Web 3.0

Kullanıcılar için internetin daha da kişiselleşeceği ve ileri derece internet deneyimi Web 3.0 olarak adlandırılıyor. Arama motoru üzerinden elde edilen istatistiki verilerin “yapay zeka” tarafından yönetilmesidir. Örneğin; özel öğrenen ve hafıza oluşturan robotlar kullanıcı adına çıkarımlar yapacak ve öneriler sunacak. İnternet üzerinden en çok tercih edilen, en olumlu yorumları alan otelleri otomatik olarak tespit edip ana sayfasında gösteren bir tatil sitesinin kullanıcı adına bulacak. Web 3.0 tam anlamıyla uygulamaya geçmemiştir fakat yakın gelecekte hayata gireceğine dair görüşler bulunmaktadır.

Devamını Oku

ENDÜSTRİ 4.0 YAZILARI DEVAM EDİYOR!

Endüstri 4.0: Nİ –Nesnelerin İnterneti (Internet of Things)-  akıllı üretim yapar

Endüstri 4.0 üretim, tamamen küçük ve daha küçük içeriklerin yükselen bağlantısallıkları ile ilgilidir. Gerçek dünyada üretilen ürünler veya üretim hattındaki bir makine içindeki bileşenler gibi fiziksel şeylerden toplanan verileri, bu şeylerin kendilerinin nasıl üretildiğini etkilemek için kullanır. Bu nesnelerden ne kadar bilgi toplanırsa, üretim de o kadar etkili olur.

Fizikî şeyler ve dijital dünyâ arasında bir geri besleme; bir geri bildirim döngüsü oluşturma fikrine dayanır. Nesnelerin kendileri, bize nasıl kullanıldıklarını veya ne zaman tamire ihtiyacı olduğunu söyleyebilirler- üreticiye; üretim sürecinin, tedariğin, üretimin geliştirilmesi ve yaratılmasının, zaman ve para kazanımının her aşamasının optimize edilmesine yardımcı olabilecek bilgiler verebilirler.

Vaka çalışması: araba yapımı

Peki üretim süreci Nİ’yi nasıl kullanıyor? Bir araba fabrikasını ele alalım. Şirket operasyonlarını akıllıca uyumlandırmak için hangi ürünlerin çok sattığını bilmek ister. Bu; en başta ne yapılacağına karar vermekten, mevcut donanımı en faydalı hâle getirmeye; en iyi performası veren bileşenlerin olabildiğince etkin şekilde nasıl ölçeklendirileceğine, tüm süreci etkiler. Bunu başarmak için hem yönetim dışı fabrika çalışanlarından hem de dışarıdaki gerçek hayâttan elde edilen fizikî nesne verilerinin analizlerine ihtiyaç vardır.

Endüstri 4.0 ne yapmamız gerektiğini bildirir

Tuhaf bir şekilde, sürecin son aşaması olan tamamlanmış ürünün satılması da buradaki başlangıç noktasıdır. Perakende satış bilgilerine “dokunabiliyor olmak”, hangi ürünün veya ürün bileşenin en iyi sattığı konusunda eşzamanlı anlayış sağlar. Eğer arabalarımız ayarlanabilen gaz pedalı veya yaya tespit sistemi gibi opsiyonel ekstra özellikleriyle satıldıysa, hangi özelliklerin en popüler olduğu bilgilerinin özetine erişebiliriz. Eğer ayarlanabilir gaz pedalları diğer mevcut özellikleri geride bırakıyorsa, bunların kazançlı olduğunu görürüz ve üretimi arttırırız. Körü körüne üretim, artık mevzu bahis değildir.

Showroomların kendisi de tüketici tercihleri konusundaki bilgiler hususunda bir altın mâdenidir.  Showroom demo alanlarındaki sensörler ve video kesitleri, ziyaretçilerin nerelerde vakit geçirmeye eğilimli olduklarını takip edebilir; hangi modellerin potansiyel alıcılara câzip geldiğini gösterir. Ayrıca potansiyel yeni müşterilerin daha geniş bir resmini sunabilmek adına, sosyal medya kanaatini perakende satış analizleriyle de destekleyebilirsiniz.

Bilgiyi operasyonel süreçle birleştirmek

Ayarlanabilir gaz pedallarının en çok satan özellik olduğunu öğrenirsek, üretim sürecini bunu yansıtmak için değişmemiz gerekir. Satmayacak bir sürü ek özellik yapmanın anlamı yoktur. Münferit üretim tesislerinden ve yönetim dışında fabrikada çalışanlardan edinilen veriler, stokların nerede az olduğunu göstererek tedarikçiden erkenden sipariş verilebilmesine olanak sağlar.

Yönetim dışı fabrika çalışanlarından eşzamanlı geri bildirim

 

Peki yönetim dışı fabrika çalışanları? Nİ operasyonların modernize edilmesine nasıl katkı sağlayabilir? Burası, İnsan-Makine Arayüzü’nün (Human-Machine Interface) devreye girdiği yerdir. Yönetim dışı fabrika çalışanlarınca kullanılan Nİ-etkileşimdi robotik cihazlar ayarlanabilirdir, böylece sistemde tanımlanmış ve kataloglanmış olurlar. Bu bağlantılı robotlar eşzamanlı makine etkinliği konusundaki bilgileri geri besleyen; nem seviyesinden sıcaklığa, vibrasyon ve akustik seviyelerine kadar her bir bilgiyi toplayan kompleks sensör ağına sahiptirler.

Veri analizlerine bakan herhangi biri anında herhangi bir tehlikeli durum olup olmadığını veya düzeltilmesi gereken basit bir performans meselesi olup olmadığını görür.

Eğer bir robot çalışmamaya başlarsa, İMA hemen robotun nerede olduğunu ve neyin ters gitmiş olabileceğini belirtir ve robotu uzaktan kapatıp yaklaşmayı güvenli hâle getirir. Destek mühendislerine bağlanan video, kullanıcıların inceleme yapmak için ihtiyaç duydukları şeyleri ortaklaşa belirlemek, maliyetli aksama sürelerini azaltmak için belge paylaşmalarına ve dipnot eklemelerine olanak tanır. Soru veya yorumlarınızı aşağıdaki alandan bildirebilirsiniz!

Devamını Oku

Üretim Takip Sistemlerinin Evrimi Soru Cevap Serisi – 2

Yeni üretim takip sistemi (MES)’nin de çözebileceği Endüstri 4.0’ın getirdiği yeni zorluklar neler?

Fabrika mühendisleri özerk akıllı materyalleri kullanarak atölyelerde çalışmaya başladı, ürünler ve üretim sistemleri (CPS ve CPSS) üretim sahasında bir pazar haline gelmeye başladı. Geleneksel merkezileştirilmiş kullanıcının arayüzü (UI-user interface) –  üretim takip sistemi (MES) odaklı çalışmak etkili olmayacağından. Hatta uygunluk, optimizasyon ve gözetleme için bile.  Endüstri 4.0 özü itibariyle merkezi olmayan ve yüksek derecede otomatikleştirilmiştir. Üretim yazılımı buna saygılı olmak zorunda ve kazançlar planlandığı gibi birikmeyecektir.

Endüstri 4.0, teknolojiyi mümkün kılanlar tarafından harekete geçirilen çevik, uygun fiyatlı bir üretimin geleceğini çağrıştırıyor; nesnelerin interneti, 3D yazdırma, bulut sistemi, mobil cihazlar ve büyük veriler gibi. Bunlar aynı zamanda, bir araya gelmesi gereken üretim içindeki çeşitli disiplinlerdir ve yüksek bir otomasyon düzeyi bu sistemlerin ayrı ayrı verimli çalışması için gereklidir.

Bu zorlukları beş ana kategoriye ayırdım:

  1. Merkezden Uzaklaşma: Endüstri 4.0 doğası gereği merkezi olmayan bir sistemdir. Bununla birlikte, her ürün eşsizdir, geleneksel bir yolla işyeri tabanını optimize etmek ve merkezileştirmek çok zordur. Üretim Takip Sistemi, bağlam-önerme olanaklarına ihtiyaç duyar; böylece CPS ve CPSS’in kendi zekâsı vardır.
  2. Dikey Entegrasyon: Üretim izleme sistemiyle birlikte, iş süreçlerinin düzenlenmesi için basit ya da karmaşık olabilecek bir etkinleştirici olmasına rağmen, neredeyse her zaman çok katmanlılar ve gruplar da dahil edilmelidir. Endüstri 4.0, CPS ve CPSS iletişimlerini entegre eden yeni veri akışları yaratır ve bu özerk oluşumların dikey entegrasyonu girişim sistemlerinin etkin cevap vermesini sağlamak için kritik bir öneme sahiptir.
  3. Yatay Entegrasyon: Yatay entegrasyon, tesisler ve ticari partnerler arasındaki tedarik zinciri durumu iletişimine odaklanır. Yatay entegrasyon, akıllı tedarik zinciri ya da şebekenin şeffaf olmasını sağlar, böylece durum her zaman görünebilir. Bu, ürünlerin kapasitesi ve durumu ile ilgili iletişim ve şeffaflık gerektirir. İletişim, tedarik zinciri kontrol kulesi boyunca koordine edilir. Herhangi bir zamanda, son müşteri siparişinin kesin üretim durumunu bilebilir.
  4. Bağlanılabilirlik & Mobil: Bir taraftan, donanım entegrasyonu, genellikle iyi tanımlanmış ve karmaşık arabirimlere sahipken, bağlanılabilirlik ile tamamlanması gerekir. Sensörler, uyarıcılar ya da diğer donanımlar ağır sistemler ve arabirimler gerektirmeyen bir oyundur. Öte yandan, işlemsel yüzünde, bağlanılabilirlik ve mobil daha uyumlu arabirimleri mümkün kılacaktır.  Bu, Üretim Takip Sistemi’nin (MES) donanımını çalıştırmak için özel olarak hazırlanmış uygulamaları kullanarak, donanımı almanıza, indirmenize ve gelecekte de kullanacağınıza dair farklı uygulamalar içereceği anlamına gelir.
  5. Bulut Sistemi & Analitik: Üretim Takip Sistemleri, büyük verilerin çeşitliliğine ve hacmine daha iyi uyum sağlamak ve bunlarla başa çıkmak için zekasını genişletmelidir. Gelecekteki Üretim Takip Sistemleri verilerin saklanmasından önce, olabildiğince çabuk gelişmiş çevrimdışı yetenekleri ve “gerçek zamanlı” analizleri barındırmalıdır. Bu Endüstri 4.0 ile baş etmek için gerekli hızı ve çevikliği ile altyapıyı sağlayacaktır.

Devamını Oku