Akıllı ve Karanlık Fabrikalar

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar ile Yeni Üretim Çağı

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar olarak adlandırılan üretim sisteminde ham maddenin fabrikaya girişinden, ürünün fabrikadan çıkışına kadarki süreçte yok denecek kadar az insan müdahalesine ihtiyaç duyulur ya da hiç duyulmaz. Tehlikeli çalışma koşullarında da insanlar yerine robotlar kullanılarak iş güvenliği açısından sağlıklı bir işleyiş sağlanır.

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar bir diğer anlamıyla aydınlatmanın söndürüldüğü fabrikalar, yüzde yüz otomatik sistemler ile oluşturulmuş ve oluşumunda hiç bir insanın varlığına ihtiyaç duyulmayan yapılardır. Bugünkü fabrikalarının birçoğu karanlık fabrika özelliğini barındırmakta ancak bu yerlerde parçaları kaldırmak ve kurmak gibi tipik insan kuvveti ihtiyaç duyulduğu yerlerde işçilerin çalışması sahip olunan yapıları gereği bir zorunluluktur. Bugünkü tüketim sektörünün etkinliği ve arz talep arasındaki farkın açılmasını önlemek hedefiyle çoğu fabrika kendi kapasitelerindeki teknolojinin sağladığı imkanlar dahilinde çoğalan talebin karşılanabilmesi ve fabrikanın kendi finansal kuvvetini artırabilmek amacıyla vardiyalar arasında karanlık üretim yapmaya başladı. Karanlık fabrikalarda ham maddenin fabrikaya girişinden ürünün fabrikadan çıkışına kadar olan sürede yok denecek kadar az insan müdahalesine ihtiyaç duyulur ya da hiç duyulmaz.

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar olarak adlandırılan üretim sistemi, yapımcıların daha yeni yeni uygulamaya başladıkları çarpıcı bir proses olarak karşımıza çıkıyor. Karanlık fabrikalar kavramı, isim olarak yöntemin ne bulunduğu konusu ile ilgili ipuçları vermekte. Bugün de üretim gerçekleştiren normal bir fabrika düşünün… Bu fabrikada çalışan insanlar gün boyunca nerelerde çalışıyor diye sorulduğunda yanıt olarak aydınlatmaların kullanıldığını ve sık olarak üretimin gerçekleştiği yerlerde çalıştıklarını söyleyebiliyoruz.

Karanlık üretim İngilizce olarak lights-out olarak da adlandırılan bu sistem kullanıcısına sabit bir üretim çıktısı verilir  ve bu çıktıyı verirken  hiçbir insan kuvvetinden yardım alınmadan gerçekleştirilir. Karanlık fabrikalarda aktif olarak hiçbir insan gücüne yer verilmemiştir. Bu fabrikalarda üretim yüzde yüz  robotik sistemlerle gerçekleştirilir. Bu sayede karanlık adı verilen  fabrikalarda üretim ışıklar kapalıyken de gerçekleştirilebiliyor. Karanlık fabrikalarda üretilen  üretim sistemi ile imalatta devamlılığını her daim  gerçekleştiren bir otomasyon formudur şayet karanlık üretime insanlar dahil olsaydı otomasyon sistemiyle yapılan bu iş amacından çıkılması çok güç bir hal alabilirdi.

Örneğin; yapılması gereken bir fonksiyon esnasında yüksek sıcaklık, yüksek kilolarda ağırlık veya zehirli gazlar ya da diğer bütün tehlikeli çalışma koşulları yer aldığında bu fonksiyonları yapmak için insanlar yerine robotlar kullanılarak iş güvenliğinde de problemsiz bir şekilde işleyiş sağlanmış oluyor.

Akıllı ve Karanlık Fabrikalar İle Üretimin Faydaları

Artan verimlilik: Sistemin tamamiyle robotik elemanlar doğrulusunda oluşması hem vakit bakımından çalışma süreninda artışı hem de kusurlu parça oranındaki azalışı sağlayarak fabrika verimliliğini artırır.

İş gücü maliyetinde azalma: Sistem çoğu insanın yaptığı işi tek bir makineye bağlayarak yalnızca yakıt ve bakım tamir maliyetleri ile fabrikayı işletme imkanı sağlayarak işkuvveti maliyetinde büyük miktarda azalma sağlamakta.

Ekipman işletimini çoğaltmak amacıyla iş gücüne duyulan gereksinimi azaltmak: Sistem insanlar bulunduğu zamanki çalışma haliyle kıyaslandığında ekipmanların tüketiminde oluşan ölü sürenin ortadan kaldırılmasını sağlamakta.

Şirketlerdeki yüksek vasıflı çalışanların işlerine odaklanmalarını ve teknik bilgi ve yeteneklerini kullanabilmesini sağlamak: Sistemin bulunduğu fabrikaların yönetiminde ve düzenin ar-ge evresinde tespit edilen yüksek vasıflı çalışanların sistem işleyişindeki sıkıntıları, bakım tamir hariç, göz önünde bulundurmalarına gerek olmadığı için çalışanların bilgi birikimlerini daha verimli şekilde kullanabilmesini sağlamakta.

Enerjide verimlilik sağlamak: Sistem bakıldığı vakit daha çok enerjiye bağımlı gibi görünse de verimlilik arttığı için ürün çıktısı ve sarf edilen enerji oranlandığında ürün başına düşen imalat enerjisi azalmaktadır, bu da enerjide büyük oranda verimlilik sağlamaktadır.

Artan verimlilikle rekabet avantajı: Üretim pazarında tespit edilen şirketler amacıyla en mühim olan şey hiç kuşkusuz aynı sektörde tespit edilen şirketlerle olan rekabetleridir. Bu rekabette sistem, üretim hızını büyük oranda etkilediği amacıyla daha çok ürün meydana koyarak daha çok satış miktarı sağlamakta. Bu ise diğer fabrikalarla rekabette karanlık üretimin yapıldığı fabrikaların bir ismim öne çıkmasını sağlamakta.

Devamını Oku

dijital-uretim-proses

Dijital Üretim ve Proses Uygulaması

İşletmelerde kârlılığı arttırmak ve maliyetleri düşürmek için prosesin doğru yapılandırılması ve doğru işletilmesi büyük önem taşır. Stok miktarlarının kontrol altında tutulması, üretim bant hızının arttırılması, fire oranlarının düşürülmesi, arıza ve duruşlarda yaşanan zaman kaybının önlenmesi gibi birçok kısımda prosesin faydaları görülür. Endüstri 4.0 ile anlık dijital üretim yapılabiliyor olması, proses anlayışını da baştan sona değiştirdi.

Teknolojik gelişmeler öyle hızlı ilerliyor ki, takip etmek bazen neredeyse imkânsız hale geldi. Teknoloji, internetin de desteği ile hayatımızın tam ortasında yerini aldı. Bununla birlikte birçok iş kolu ve sektör geçerliliğini yitirdi. Mesela, herkes tarafından bilinen ve tanınan Amazon şirketi, internet üzerinden ilk kitap satışını yapan markadır. Bu hamle ile birçok kitapçı ya da eski deyim ile sahafçılar iflas etti diyebiliriz.

İş dünyasında ayakta kalabilmenin yegâne kuralı rakipleri sıkı sıkıya markaja alıp, yakından takip etmekten geçiyordu. Belki bu yine bir bakıma öyledir ancak artık rakipleri takip etmek yerine sektörel gelişmeleri takip etmek ve teknolojik yenilikleri yakından izlemek daha mühimdir.

Ticareti değiştiren teknoloji, üretimi de değiştirip dijital üretim kavramının doğmasına neden oldu. Dijital üretim teknolojisi iki temel yöntem ile hayata geçiyor:

  • Herhangi bir malzemenin lazer teknolojisi ile yontularak istenen şekle dönüştürülmesi,
  • 3 boyutlu yazıcılar ile herhangi bir malzemenin tabakalar halinde birleştirilerek istenen şekle dönüştürülmesi.

Dijital üretimin en önemli avantajlarından biri vakit kaybının önlenmesi. Bir işçinin kalıp veya kovan değiştirme için harcadığı zamanın onda biri kadar vakit harcayarak tüm bu işleri robotlar, dakikalar içinde yapabiliyor.

Dijital Üretim ve Doğru Proses Kârlılığı Arttırır

Endüstri 4.0 Devrimi ile birlikte anlık dijital üretim yapılabildiği gibi süreç anlayışı da değişiyor. Proses dediğimiz şey, üretimin şemasıdır. Satın alma aşamasından, üretim anına, sevkiyata hazırlık aşamasından, son kullanıcıya sevk aşamasına varıncaya kadar süreç içerisine dâhil edilebilir.

Prosesin doğru yapılandırılması ve doğru işletilmesi, işletmelerin kârını arttırır ve maliyetleri düşürür. Stok miktarlarının kontrol altında tutulması, üretim bant hızının arttırılması, fire oranlarının düşürülmesi, arıza ve duruşlarda yaşanan zaman kaybının önlenmesi gibi birçok kısımda prosesin faydaları görülür. İşte Endüstri 4.0 Devrimi proses anlayışını da baştan sona değiştirerek yepyeni bir durum yarattı.

Bu nedenle, dijital üretim ölçek ekonomilerine dayanan üretim tesislerinin avantajlarının ortadan kalkmasını sağladı. Büyük yatırım gerektirmemesi nedeniyle müşteriye yakın birçok tesisin ihtiyaçları daha iyi karşılayabilmesine imkan verdi. Stok seviyelerinin düşürülmesi, daha kolay deney yapılabilmesi ve isteğe yönelik özelliklerin ürüne dahil edilebilmesi gibi avantajlar getirdi.

Bu yüzden, dijital üretim teknolojilerinin yaygınlaşması durumunda iş süreçlerinde yani prosesler ve organizasyonlarda ne gibi değişiklikler gerekeceği, çalışanların hangi yeni yetkinliklerle donatılması gerektiği konusunda bugünden fikir üretmek faydalı olacaktır. Bu teknolojilerle şimdiden tanışmak ve küçük denemeler yaparak kurumsal yetkinlik düzeyini artırmak da önemli bir adım olur. Çünkü genellikle teknolojiler, onları kullanabilenlerin yetkinliklerinden daha hızlı gelişebiliyor.

Endüstri 4.0 Devrimi, mevcut üretim dünyasının ihtiyaçlarına cevap vererek gelişmeye devam ediyor.

Nesnelerin interneti gibi bir nimetten söz ediyoruz. Bir çalışanın günlerce masa başından kalkmadan hazırlayacağı raporları, dakikalar içinde önümüze getiren bir teknolojik imkândan bahsediyoruz. Bir üretim bandının evresini tamamlayabilmesi için onlarca insana ihtiyaç duyulurken, prosesin olumsuzluklara karşı yoluna devam edebilmesini bile takip edecek onlarca insana ihtiyaç duyulurken, Endüstri 4.0 Devrimi tüm bunları daha kısa zamanda daha az enerjiyle yapmayı başarabiliyor.

Devamını Oku

Yalın Üretim

Yalın Üretim İçin Şimdi Tam Zamanı!

Amerikalıların günlük yaşamda kullandıkları meşhur bir deyim vardır: “Zamanı geldi” İşte Türkiye’de yalın üretim yöntemine geçmenin, üretim yönetim sistemi kurmanın zamanı geldi.

Yalın üretim için bulut tabanlı üretim yönetim sistemleri her üretim tesisinin mutlaka hayata geçirmesi gereken bir proje olmalıdır. Yalın üretim, üretimlerini arttırmak isteyen, verimliliği yükseltmek isteyen, fire oranlarını düşürmek isteyen her sanayicinin mutlaka benimsemesi gereken bir yöntemdir. Yalın üretim sistemine harcanan paranın veya ayrılacak bütçenin ekstra bir maliyet olarak görülmesi en büyük yanlışlardan biridir. Yalın üretim için, üretim yönetim sistemi için ayrılan bütçeler, harcanan paralar maddi kazanım olarak geri dönecektir.

Yalın Üretim ile ProwMES Fabrikanızı Hep Bir Adım Önde Tutar

Fire oranlarının düşmesi ve verimliliğin artması, maliyetlerin düşmesi anlamına gelmektedir. Maliyetlerin düşmesi ise elde edilen kazancın daha da artması anlamını taşımaktadır.Bu yüzden yalın üretim, verimlilik için olmazsa olmazdır.

Anlık raporlama özelliği ile duruş yaşayan makinelerin anbean takip edilmesine olanak sağlar. Duruş yapan makinelerin duruş yaptığı süre içerisinde ne kadar üretim kaybına neden olduğu dahi görülebilir. Bu da “Bu duruş yaşanmasaydı üretime ne kadar katkısı olurdu?” sorusunun en net cevabıdır.

Otomatik uyarı özelliği, verimlilik kaybının yaşandığı anların, makine arızalarının tespitini yapar ve bu durumları otomatik olarak veriler halinde raporlayarak gerekli birimlere, yetkililere uyarılar yapar.

Darboğaz analizi, yaşanan veya yaşanacak problemleri çözmenin en iyi yolu darboğaz analizi yapabilmektir. Darboğaz analizi ile yaşanan ve yaşanacak sorunlar için önceden tedbirler alınabilir, yeni alternatif yöntemler geliştirilebilir.

İsraf, maalesef ki tüm toplum olarak ortak sorunumuzdur. İster kurumsal, ister bireysel olsun herkesin israf önlemek için gayret göstermesi gerekir. Prowmes’in israf önleme özelliği ile maliyetleri düşürecek raporlar elde ederek israfı önleyebilirsiniz.

İş gücü yönetimi, belki de üretimin en zor süreçlerinden biridir. İster makine, ister beden gücü olsun en zor yönetilen, iş gücüdür. İş gücü yönetimi sayesinde gücün doğru zamanda, doğru yerde kullanılması sağlanarak maksimum seviyede fayda alınır.

Prowmes, toplam ekipman etkinliği, hatalar arası otalama süre, üretim planında olan değişiklikler, hatalı ürün, toplam üretilen ürün, fabrikanın genel durumu gibi raporları zamanında üretir. Yalın üretim konusunda sizi ve fabrikanızı sektörde hep bir adım önde tutar.

Devamını Oku

Web’in Evrimi

Web 1.0’ın tek yönlülüğü Web 2.0 ile yıkılmış ve çift yönlü bilgi akışı başlamıştır. Bu değişimin getirdiği yenilikleri temel olarak şöyle sıralamak mümkündür.

Web 1.0 Web 2.0
Statik Dinamik
Tek yönlü Çift yönlü
Kişisel web siteleri Sosyal ağlar, podcastler ve bloglar
Domain ismi spekülasyonu Arama motoru optimizasyonu
Sayfa görünümleri Tıklanma üzerinden ücretlendirme
Klasörler (taksonomi) Etiketler-Tagging (folksonomi)
Britannica Online Wikipedia
Marka içerikleri Online alışveriş
Klasik bannerlar İçeriğe göre reklam Google AdSense

 

Web 1.0 sadece web sitesinin yaratıcılarından ve site bilgilerini okuyanlardan ibarettir. İçerik yayıncılarının hakimiyeti söz konusudur. Site ziyaretçileri ile etkileşim yaratılamadığından tek yönlüdür.

Web 2.0 O’Reilly Media tarafından 2004’te kullanılmaya başlayan ikinci nesil internet hizmetlerini anlatan kavramdır. Web 2.0 site ziyaretçilerinin de sosyal ağlar, bloglar aracılığıyla; içerik, yorum ve bilgi paylaşımına imkan tanımaktadır. Böylece statik internetten kullanıcıların da aktif olduğu dinamik internete geçilmiştir. Merkezi ansiklopedik bilgi kullanıcıların da içerik oluşturabildiği vikilere dönüşmüştür.

İnternette etkileşimin artması satış ve pazarlama anlayışını da değiştirmiştir. Eskiden sadece marka içerikleri hakkında bilgiye ulaşan tüketici artık görüşlerini markalarla paylaşabilmekte ve üretim sürecine de dahil olabilmektedir. Kullanıcılar markaları araştırmakta ve deneyimlerini diğer tüketicilerle paylaşabilmektedir. Markaya olan sadakatin göstergesi olarak online marka toplulukları oluşturabilmektedir.

Taksonomi; Bir web sitesindeki navigasyon elementlerinden, bir e-ticaret ortamında ürünlerin gruplanmasına kadar, bilgiyi sınıflara ayırarak organize etmeye yönelik çalışmalar olarak adlandırılmaktadır. Web 1.0’da içerik üreticileri tarafından sınıflandırma yapılmaktaydı. Web 2.0’da ise folksonomi kavramı ortaya çıkmıştır; ön tanımlı ve merkezi sınıflandırma sistemi yerine kullanıcılar tarafından oluşturulan etiketlere dayalı sınıflandırma sistemidir.

Klasik banner sistemine göre tüm site ziyaretçileri aynı reklamlarla karşılaşıyordu. AdSense’de ise kullanıcıların tıkladığı içeriklere göre eşleştirme yapılarak tüketicinin profiline özel reklamlarla karşılaşması sağlanmaktadır.

Web 2.0 arama motoru optimizasyonu (SEO) sitelerin içerikleri ile ilgili konularda, arama motorlarında yapılan aramalar sonucunda siteye ziyaretçi akışını sağlayan ve üst sıralamalarda görünecek web sayfaları oluşturma sürecidir. Ziyaretçiler arama motoru sonucu ile geldikleri için hizmeti talep eden kişilerdir. Hizmeti talep eden geniş bir kitleye ulaşılmasını sağlar ve müşteri tercihleri ile ilgili güvenilir bilgi sunar.

Üçüncü Boyut: Web 3.0

Kullanıcılar için internetin daha da kişiselleşeceği ve ileri derece internet deneyimi Web 3.0 olarak adlandırılıyor. Arama motoru üzerinden elde edilen istatistiki verilerin “yapay zeka” tarafından yönetilmesidir. Örneğin; özel öğrenen ve hafıza oluşturan robotlar kullanıcı adına çıkarımlar yapacak ve öneriler sunacak. İnternet üzerinden en çok tercih edilen, en olumlu yorumları alan otelleri otomatik olarak tespit edip ana sayfasında gösteren bir tatil sitesinin kullanıcı adına bulacak. Web 3.0 tam anlamıyla uygulamaya geçmemiştir fakat yakın gelecekte hayata gireceğine dair görüşler bulunmaktadır.

Devamını Oku

ENDÜSTRİ 4.0 YAZILARI DEVAM EDİYOR!

Endüstri 4.0: Nİ –Nesnelerin İnterneti (Internet of Things)-  akıllı üretim yapar

Endüstri 4.0 üretim, tamamen küçük ve daha küçük içeriklerin yükselen bağlantısallıkları ile ilgilidir. Gerçek dünyada üretilen ürünler veya üretim hattındaki bir makine içindeki bileşenler gibi fiziksel şeylerden toplanan verileri, bu şeylerin kendilerinin nasıl üretildiğini etkilemek için kullanır. Bu nesnelerden ne kadar bilgi toplanırsa, üretim de o kadar etkili olur.

Fizikî şeyler ve dijital dünyâ arasında bir geri besleme; bir geri bildirim döngüsü oluşturma fikrine dayanır. Nesnelerin kendileri, bize nasıl kullanıldıklarını veya ne zaman tamire ihtiyacı olduğunu söyleyebilirler- üreticiye; üretim sürecinin, tedariğin, üretimin geliştirilmesi ve yaratılmasının, zaman ve para kazanımının her aşamasının optimize edilmesine yardımcı olabilecek bilgiler verebilirler.

Vaka çalışması: araba yapımı

Peki üretim süreci Nİ’yi nasıl kullanıyor? Bir araba fabrikasını ele alalım. Şirket operasyonlarını akıllıca uyumlandırmak için hangi ürünlerin çok sattığını bilmek ister. Bu; en başta ne yapılacağına karar vermekten, mevcut donanımı en faydalı hâle getirmeye; en iyi performası veren bileşenlerin olabildiğince etkin şekilde nasıl ölçeklendirileceğine, tüm süreci etkiler. Bunu başarmak için hem yönetim dışı fabrika çalışanlarından hem de dışarıdaki gerçek hayâttan elde edilen fizikî nesne verilerinin analizlerine ihtiyaç vardır.

Endüstri 4.0 ne yapmamız gerektiğini bildirir

Tuhaf bir şekilde, sürecin son aşaması olan tamamlanmış ürünün satılması da buradaki başlangıç noktasıdır. Perakende satış bilgilerine “dokunabiliyor olmak”, hangi ürünün veya ürün bileşenin en iyi sattığı konusunda eşzamanlı anlayış sağlar. Eğer arabalarımız ayarlanabilen gaz pedalı veya yaya tespit sistemi gibi opsiyonel ekstra özellikleriyle satıldıysa, hangi özelliklerin en popüler olduğu bilgilerinin özetine erişebiliriz. Eğer ayarlanabilir gaz pedalları diğer mevcut özellikleri geride bırakıyorsa, bunların kazançlı olduğunu görürüz ve üretimi arttırırız. Körü körüne üretim, artık mevzu bahis değildir.

Showroomların kendisi de tüketici tercihleri konusundaki bilgiler hususunda bir altın mâdenidir.  Showroom demo alanlarındaki sensörler ve video kesitleri, ziyaretçilerin nerelerde vakit geçirmeye eğilimli olduklarını takip edebilir; hangi modellerin potansiyel alıcılara câzip geldiğini gösterir. Ayrıca potansiyel yeni müşterilerin daha geniş bir resmini sunabilmek adına, sosyal medya kanaatini perakende satış analizleriyle de destekleyebilirsiniz.

Bilgiyi operasyonel süreçle birleştirmek

Ayarlanabilir gaz pedallarının en çok satan özellik olduğunu öğrenirsek, üretim sürecini bunu yansıtmak için değişmemiz gerekir. Satmayacak bir sürü ek özellik yapmanın anlamı yoktur. Münferit üretim tesislerinden ve yönetim dışında fabrikada çalışanlardan edinilen veriler, stokların nerede az olduğunu göstererek tedarikçiden erkenden sipariş verilebilmesine olanak sağlar.

Yönetim dışı fabrika çalışanlarından eşzamanlı geri bildirim

 

Peki yönetim dışı fabrika çalışanları? Nİ operasyonların modernize edilmesine nasıl katkı sağlayabilir? Burası, İnsan-Makine Arayüzü’nün (Human-Machine Interface) devreye girdiği yerdir. Yönetim dışı fabrika çalışanlarınca kullanılan Nİ-etkileşimdi robotik cihazlar ayarlanabilirdir, böylece sistemde tanımlanmış ve kataloglanmış olurlar. Bu bağlantılı robotlar eşzamanlı makine etkinliği konusundaki bilgileri geri besleyen; nem seviyesinden sıcaklığa, vibrasyon ve akustik seviyelerine kadar her bir bilgiyi toplayan kompleks sensör ağına sahiptirler.

Veri analizlerine bakan herhangi biri anında herhangi bir tehlikeli durum olup olmadığını veya düzeltilmesi gereken basit bir performans meselesi olup olmadığını görür.

Eğer bir robot çalışmamaya başlarsa, İMA hemen robotun nerede olduğunu ve neyin ters gitmiş olabileceğini belirtir ve robotu uzaktan kapatıp yaklaşmayı güvenli hâle getirir. Destek mühendislerine bağlanan video, kullanıcıların inceleme yapmak için ihtiyaç duydukları şeyleri ortaklaşa belirlemek, maliyetli aksama sürelerini azaltmak için belge paylaşmalarına ve dipnot eklemelerine olanak tanır. Soru veya yorumlarınızı aşağıdaki alandan bildirebilirsiniz!

Devamını Oku

Üretim Takip Sistemlerinin Evrimi Soru Cevap Serisi – 2

Yeni üretim takip sistemi (MES)’nin de çözebileceği Endüstri 4.0’ın getirdiği yeni zorluklar neler?

Fabrika mühendisleri özerk akıllı materyalleri kullanarak atölyelerde çalışmaya başladı, ürünler ve üretim sistemleri (CPS ve CPSS) üretim sahasında bir pazar haline gelmeye başladı. Geleneksel merkezileştirilmiş kullanıcının arayüzü (UI-user interface) –  üretim takip sistemi (MES) odaklı çalışmak etkili olmayacağından. Hatta uygunluk, optimizasyon ve gözetleme için bile.  Endüstri 4.0 özü itibariyle merkezi olmayan ve yüksek derecede otomatikleştirilmiştir. Üretim yazılımı buna saygılı olmak zorunda ve kazançlar planlandığı gibi birikmeyecektir.

Endüstri 4.0, teknolojiyi mümkün kılanlar tarafından harekete geçirilen çevik, uygun fiyatlı bir üretimin geleceğini çağrıştırıyor; nesnelerin interneti, 3D yazdırma, bulut sistemi, mobil cihazlar ve büyük veriler gibi. Bunlar aynı zamanda, bir araya gelmesi gereken üretim içindeki çeşitli disiplinlerdir ve yüksek bir otomasyon düzeyi bu sistemlerin ayrı ayrı verimli çalışması için gereklidir.

Bu zorlukları beş ana kategoriye ayırdım:

  1. Merkezden Uzaklaşma: Endüstri 4.0 doğası gereği merkezi olmayan bir sistemdir. Bununla birlikte, her ürün eşsizdir, geleneksel bir yolla işyeri tabanını optimize etmek ve merkezileştirmek çok zordur. Üretim Takip Sistemi, bağlam-önerme olanaklarına ihtiyaç duyar; böylece CPS ve CPSS’in kendi zekâsı vardır.
  2. Dikey Entegrasyon: Üretim izleme sistemiyle birlikte, iş süreçlerinin düzenlenmesi için basit ya da karmaşık olabilecek bir etkinleştirici olmasına rağmen, neredeyse her zaman çok katmanlılar ve gruplar da dahil edilmelidir. Endüstri 4.0, CPS ve CPSS iletişimlerini entegre eden yeni veri akışları yaratır ve bu özerk oluşumların dikey entegrasyonu girişim sistemlerinin etkin cevap vermesini sağlamak için kritik bir öneme sahiptir.
  3. Yatay Entegrasyon: Yatay entegrasyon, tesisler ve ticari partnerler arasındaki tedarik zinciri durumu iletişimine odaklanır. Yatay entegrasyon, akıllı tedarik zinciri ya da şebekenin şeffaf olmasını sağlar, böylece durum her zaman görünebilir. Bu, ürünlerin kapasitesi ve durumu ile ilgili iletişim ve şeffaflık gerektirir. İletişim, tedarik zinciri kontrol kulesi boyunca koordine edilir. Herhangi bir zamanda, son müşteri siparişinin kesin üretim durumunu bilebilir.
  4. Bağlanılabilirlik & Mobil: Bir taraftan, donanım entegrasyonu, genellikle iyi tanımlanmış ve karmaşık arabirimlere sahipken, bağlanılabilirlik ile tamamlanması gerekir. Sensörler, uyarıcılar ya da diğer donanımlar ağır sistemler ve arabirimler gerektirmeyen bir oyundur. Öte yandan, işlemsel yüzünde, bağlanılabilirlik ve mobil daha uyumlu arabirimleri mümkün kılacaktır.  Bu, Üretim Takip Sistemi’nin (MES) donanımını çalıştırmak için özel olarak hazırlanmış uygulamaları kullanarak, donanımı almanıza, indirmenize ve gelecekte de kullanacağınıza dair farklı uygulamalar içereceği anlamına gelir.
  5. Bulut Sistemi & Analitik: Üretim Takip Sistemleri, büyük verilerin çeşitliliğine ve hacmine daha iyi uyum sağlamak ve bunlarla başa çıkmak için zekasını genişletmelidir. Gelecekteki Üretim Takip Sistemleri verilerin saklanmasından önce, olabildiğince çabuk gelişmiş çevrimdışı yetenekleri ve “gerçek zamanlı” analizleri barındırmalıdır. Bu Endüstri 4.0 ile baş etmek için gerekli hızı ve çevikliği ile altyapıyı sağlayacaktır.

Devamını Oku

Üretim Takip Sistemlerinin Evrimi Soru Cevap Serisi – 1

Niçin endüstri 4.0 yeni stil üretim takip sistemlerine ihtiyaç duyuyor? Bundan nasıl faydalanacağız?

Modern tüketiciler özelleştirmeyi talep ediyor. Endüstri 4.0 başarı için emsalsiz bir fırsat sunuyor, fakat şirketlerin bu yolculuk için hazır olmaları ve uyum sağlamaları için üretim sahası yazılımına sahip olmaları gerekir.

Endüstri 4.0 siber-fiziksel sistemler etrafında dönen bir kavramdır- sanal ve gerçek dünyaların birleşmesi ve operasyon teknolojileri ile bilgi teknolojileri (IT) arasında işbirliktelik için platform yaratan sistemler.  Bunun arkasındaki mantık, elektroniğe gömülü olan ve diğerleriyle iletişimi mümkün kılan ürünlerin, materyallerin, donanımların, araçların vb. olması ve maliyetin bir kısmı için hesaplama gücü vermesidir.

Üretim Takip Sistemleri üretim sahasında, süreç içindeki işi yönetir ve izler. Dolayısıyla Üretim izleme sistemi olarak da anılan sistem, üreticilerin Endüstri 4.0 uygulamasını inşa edebilecekleri güçlü bir temel sağlar. Bununla birlikte Endüstri 4.0 bir gece içinde uygulanamaz, bu nedenle Üretim Izleme Sistemi’nin Endüstri 4.0 ile birlikte geliştirilmesi gerekir.

Fabrika sahası, merkezi olmayan bir yönetimle optimize edilecek- tüm bu unsurlar temsilciler haline gelecek ve fabrika, talep (üretilen ürünler) ve arz (donanım) ile birlikte pazar haline gelecektir. Ürünler, üretilmesi için gerekli bilginin tümüne sahip olacak ve kıvrak, uygun fiyatlı imalat çözümler sağlamak için birbiriyle müzakere edecekler.

Özerkliği düzenleme, merkezden uzaklaştırılmış ve dinamik fabrika pazar aktivitesinin değişkenliğinin düzenlemesi ve ölçeklemesi için belirli yetenekler oldukça önemlidir. Gelecekteki üretim izleme sistemleri bağlantı, mobil, cloud (bulut sistemi) ve gelişmiş analitikleri barındırmalıdır.

Devamını Oku

4.Endüstriyel Devrim geliyor. Daha büyük bir gemiye ihtiyacımız olacak! – 1

Nelere ihtiyaç duyulacağını anlamak için endüstriyel internetin temel özelliğinden başlayabiliriz: her şeyi bağlantılı hale getirmesi.

İlk endüstriyel devrimden beri süregelen geleneksel operasyon normlarından sonra internet sayesinde her şey ve herkes birbiriyle senkronize ve kolaboratif olarak çalışacak. Nesnelerin internetinden hatta özellikle endüstriyel nesnelerin internetinden bahsedilirken kast edilen de budur.

Endüstriyel nesnelerin interneti sayesinde şirket planları, ürün dizaynları, üretim yönetimi, tedarik zinciri, kalite yönetimi, üretim zekası… aklınıza gelebilecek her şey birbirinden ayrı olamayacak. Bunun yerine operasyonun her yönüne hükmeden tek bir sistem olacak.

Üretim 2.0 Daha büyük bir platform için zaman geldi

Üretimde otomasyonun, performans artırmanın ve globalleşmenin önemi arttıkça üretim izleme sistemi konsepti de bunlara bağlı olarak evrim geçirdi. Üretim takip sistemi ilk başta tek bir fabrika üretimini yönetmek için geliştirilmişti. Fabrika bazlı üretim takip sistemleri zamanla global, daha geniş ölçekte operasyonları yönetime uygun üretim operasyonları yönetimine evrilmiştir. Bu platformlar şirketlerin kalite, devamlılık, stok, üretim gibi aktivitelerine daha geniş bir açıdan yönetilmesine yardımcı olacaktır. Üretim yönetim sistemi platformları ayrıca üretim zekasına ve bağlantılı bir tedarik zincirine görünürlük sağlayacaktır. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi bu yazı serisinin 2.postunda verilecektir.

Devamını Oku

Bulutun Üretiminizi Etkileyebileceği 3 Yol

NSK Inc. tarafından yapılan bir ankete göre katılan şirketlerin %82si işletmelerinin çeşitli parçalarını buluta taşıyarak tasarruf yapmışlardır. Fakat ilginçtir ki başka bir ankete göre kullanılan üretim izleme sistemlerinin sadece %3ü bulut tabanlı bulunmuştur. Bulut tabanlı üretim takip sistemlerinin üretiminizi geleneksel takip sistemlerinden daha fazla geliştireceği 3 yolu inceleyelim:

  1. Daha iyi gelecek öngörüleri

İleriyi tahmin etmek üretimi gerçek zamanlı takip edemezken oldukça zordur. Bulut zamanlı üretim izleme sistemleri üretime, depolara, bütün tedarik zincirine gerçek zamanlı takibi mümkün kılabilir. Bu bilgileri kullanarak öngörülerinizi daha doğru yapabilirsiniz. Bu da üre

  1. Daha iyi stok yönetimi

Stok eksiklikleri firmalar için çok büyük sorunlara yol açabilir. Bulut üzerine kurulmuş üretim takip sistemleri tedarikçileriniz ve müşterilerinizle gerçek zamanlı bilgi paylaşabilmenizi ve süreci kolaylıkla yönetmenizi sağlar. Basitçe herhangi internete bağlanabilen bir mobil aletten üretim takip sisteminin sağladığı bilgilere ulaşıp karşılaşılabilecek sorunların önüne geçmenize yardımcı olur. Tabi ki bulut üzerindeki üretim izleme sisteminin sağladığı bütün bilgiler her an korunmaya devam edilir ve sadece özel protokoller ile bilgi paylaşılabilir.

  1. Otomatik kayıtlar ve güncellemeler

Üretim takip sistemi varken değerli kaynaklarınızı datalarınızı kayıt altında tutmaya harcamanıza gerek yoktur. Bulut tabanlı sistemler hepsini IT sisteminizi ve diğer elemanlarınızı dahil etmeden sağlayacaktır. Donanımınıza ne olursa olsun bilgilerinizin her zaman erişilebilir ve kayıt altında tutulduğundan emin olabilirsiniz.

Devamını Oku