Web'in Evrimi

Web’in Evrimi

Web 1.0’ın tek yönlülüğü Web 2.0 ile yıkılmış ve çift yönlü bilgi akışı başlamıştır. Bu değişimin getirdiği yenilikleri temel olarak şöyle sıralamak mümkündür.

Web 1.0 Web 2.0
Statik Dinamik
Tek yönlü Çift yönlü
Kişisel web siteleri Sosyal ağlar, podcastler ve bloglar
Domain ismi spekülasyonu Arama motoru optimizasyonu
Sayfa görünümleri Tıklanma üzerinden ücretlendirme
Klasörler (taksonomi) Etiketler-Tagging (folksonomi)
Britannica Online Wikipedia
Marka içerikleri Online alışveriş
Klasik bannerlar İçeriğe göre reklam Google AdSense

 

Web 1.0 sadece web sitesinin yaratıcılarından ve site bilgilerini okuyanlardan ibarettir. İçerik yayıncılarının hakimiyeti söz konusudur. Site ziyaretçileri ile etkileşim yaratılamadığından tek yönlüdür.

Web 2.0 O’Reilly Media tarafından 2004’te kullanılmaya başlayan ikinci nesil internet hizmetlerini anlatan kavramdır. Web 2.0 site ziyaretçilerinin de sosyal ağlar, bloglar aracılığıyla; içerik, yorum ve bilgi paylaşımına imkan tanımaktadır. Böylece statik internetten kullanıcıların da aktif olduğu dinamik internete geçilmiştir. Merkezi ansiklopedik bilgi kullanıcıların da içerik oluşturabildiği vikilere dönüşmüştür.

İnternette etkileşimin artması satış ve pazarlama anlayışını da değiştirmiştir. Eskiden sadece marka içerikleri hakkında bilgiye ulaşan tüketici artık görüşlerini markalarla paylaşabilmekte ve üretim sürecine de dahil olabilmektedir. Kullanıcılar markaları araştırmakta ve deneyimlerini diğer tüketicilerle paylaşabilmektedir. Markaya olan sadakatin göstergesi olarak online marka toplulukları oluşturabilmektedir.

Taksonomi; Bir web sitesindeki navigasyon elementlerinden, bir e-ticaret ortamında ürünlerin gruplanmasına kadar, bilgiyi sınıflara ayırarak organize etmeye yönelik çalışmalar olarak adlandırılmaktadır. Web 1.0’da içerik üreticileri tarafından sınıflandırma yapılmaktaydı. Web 2.0’da ise folksonomi kavramı ortaya çıkmıştır; ön tanımlı ve merkezi sınıflandırma sistemi yerine kullanıcılar tarafından oluşturulan etiketlere dayalı sınıflandırma sistemidir.

Klasik banner sistemine göre tüm site ziyaretçileri aynı reklamlarla karşılaşıyordu. AdSense’de ise kullanıcıların tıkladığı içeriklere göre eşleştirme yapılarak tüketicinin profiline özel reklamlarla karşılaşması sağlanmaktadır.

Web 2.0 arama motoru optimizasyonu (SEO) sitelerin içerikleri ile ilgili konularda, arama motorlarında yapılan aramalar sonucunda siteye ziyaretçi akışını sağlayan ve üst sıralamalarda görünecek web sayfaları oluşturma sürecidir. Ziyaretçiler arama motoru sonucu ile geldikleri için hizmeti talep eden kişilerdir. Hizmeti talep eden geniş bir kitleye ulaşılmasını sağlar ve müşteri tercihleri ile ilgili güvenilir bilgi sunar.

Üçüncü Boyut: Web 3.0

Kullanıcılar için internetin daha da kişiselleşeceği ve ileri derece internet deneyimi Web 3.0 olarak adlandırılıyor. Arama motoru üzerinden elde edilen istatistiki verilerin “yapay zeka” tarafından yönetilmesidir. Örneğin; özel öğrenen ve hafıza oluşturan robotlar kullanıcı adına çıkarımlar yapacak ve öneriler sunacak. İnternet üzerinden en çok tercih edilen, en olumlu yorumları alan otelleri otomatik olarak tespit edip ana sayfasında gösteren bir tatil sitesinin kullanıcı adına bulacak. Web 3.0 tam anlamıyla uygulamaya geçmemiştir fakat yakın gelecekte hayata gireceğine dair görüşler bulunmaktadır.

Fazlasını Oku

endustri-4-0-dalgalari-ulkemiz-sahillerine-vurdu

ENDÜSTRİ 4.0 YAZILARI DEVAM EDİYOR!

Endüstri 4.0: Nİ –Nesnelerin İnterneti (Internet of Things)-  akıllı üretim yapar

Endüstri 4.0 üretim, tamamen küçük ve daha küçük içeriklerin yükselen bağlantısallıkları ile ilgilidir. Gerçek dünyada üretilen ürünler veya üretim hattındaki bir makine içindeki bileşenler gibi fiziksel şeylerden toplanan verileri, bu şeylerin kendilerinin nasıl üretildiğini etkilemek için kullanır. Bu nesnelerden ne kadar bilgi toplanırsa, üretim de o kadar etkili olur.

Fizikî şeyler ve dijital dünyâ arasında bir geri besleme; bir geri bildirim döngüsü oluşturma fikrine dayanır. Nesnelerin kendileri, bize nasıl kullanıldıklarını veya ne zaman tamire ihtiyacı olduğunu söyleyebilirler- üreticiye; üretim sürecinin, tedariğin, üretimin geliştirilmesi ve yaratılmasının, zaman ve para kazanımının her aşamasının optimize edilmesine yardımcı olabilecek bilgiler verebilirler.

Vaka çalışması: araba yapımı

Peki üretim süreci Nİ’yi nasıl kullanıyor? Bir araba fabrikasını ele alalım. Şirket operasyonlarını akıllıca uyumlandırmak için hangi ürünlerin çok sattığını bilmek ister. Bu; en başta ne yapılacağına karar vermekten, mevcut donanımı en faydalı hâle getirmeye; en iyi performası veren bileşenlerin olabildiğince etkin şekilde nasıl ölçeklendirileceğine, tüm süreci etkiler. Bunu başarmak için hem yönetim dışı fabrika çalışanlarından hem de dışarıdaki gerçek hayâttan elde edilen fizikî nesne verilerinin analizlerine ihtiyaç vardır.

Endüstri 4.0 ne yapmamız gerektiğini bildirir

Tuhaf bir şekilde, sürecin son aşaması olan tamamlanmış ürünün satılması da buradaki başlangıç noktasıdır. Perakende satış bilgilerine “dokunabiliyor olmak”, hangi ürünün veya ürün bileşenin en iyi sattığı konusunda eşzamanlı anlayış sağlar. Eğer arabalarımız ayarlanabilen gaz pedalı veya yaya tespit sistemi gibi opsiyonel ekstra özellikleriyle satıldıysa, hangi özelliklerin en popüler olduğu bilgilerinin özetine erişebiliriz. Eğer ayarlanabilir gaz pedalları diğer mevcut özellikleri geride bırakıyorsa, bunların kazançlı olduğunu görürüz ve üretimi arttırırız. Körü körüne üretim, artık mevzu bahis değildir.

Showroomların kendisi de tüketici tercihleri konusundaki bilgiler hususunda bir altın mâdenidir.  Showroom demo alanlarındaki sensörler ve video kesitleri, ziyaretçilerin nerelerde vakit geçirmeye eğilimli olduklarını takip edebilir; hangi modellerin potansiyel alıcılara câzip geldiğini gösterir. Ayrıca potansiyel yeni müşterilerin daha geniş bir resmini sunabilmek adına, sosyal medya kanaatini perakende satış analizleriyle de destekleyebilirsiniz.

Bilgiyi operasyonel süreçle birleştirmek

Ayarlanabilir gaz pedallarının en çok satan özellik olduğunu öğrenirsek, üretim sürecini bunu yansıtmak için değişmemiz gerekir. Satmayacak bir sürü ek özellik yapmanın anlamı yoktur. Münferit üretim tesislerinden ve yönetim dışında fabrikada çalışanlardan edinilen veriler, stokların nerede az olduğunu göstererek tedarikçiden erkenden sipariş verilebilmesine olanak sağlar.

Yönetim dışı fabrika çalışanlarından eşzamanlı geri bildirim

 

Peki yönetim dışı fabrika çalışanları? Nİ operasyonların modernize edilmesine nasıl katkı sağlayabilir? Burası, İnsan-Makine Arayüzü’nün (Human-Machine Interface) devreye girdiği yerdir. Yönetim dışı fabrika çalışanlarınca kullanılan Nİ-etkileşimdi robotik cihazlar ayarlanabilirdir, böylece sistemde tanımlanmış ve kataloglanmış olurlar. Bu bağlantılı robotlar eşzamanlı makine etkinliği konusundaki bilgileri geri besleyen; nem seviyesinden sıcaklığa, vibrasyon ve akustik seviyelerine kadar her bir bilgiyi toplayan kompleks sensör ağına sahiptirler.

Veri analizlerine bakan herhangi biri anında herhangi bir tehlikeli durum olup olmadığını veya düzeltilmesi gereken basit bir performans meselesi olup olmadığını görür.

Eğer bir robot çalışmamaya başlarsa, İMA hemen robotun nerede olduğunu ve neyin ters gitmiş olabileceğini belirtir ve robotu uzaktan kapatıp yaklaşmayı güvenli hâle getirir. Destek mühendislerine bağlanan video, kullanıcıların inceleme yapmak için ihtiyaç duydukları şeyleri ortaklaşa belirlemek, maliyetli aksama sürelerini azaltmak için belge paylaşmalarına ve dipnot eklemelerine olanak tanır. Soru veya yorumlarınızı aşağıdaki alandan bildirebilirsiniz!

Fazlasını Oku

atos1

Üretim Takip Sistemlerinin Evrimi Soru Cevap Serisi – 2

Yeni üretim takip sistemi (MES)’nin de çözebileceği Endüstri 4.0’ın getirdiği yeni zorluklar neler?

Fabrika mühendisleri özerk akıllı materyalleri kullanarak atölyelerde çalışmaya başladı, ürünler ve üretim sistemleri (CPS ve CPSS) üretim sahasında bir pazar haline gelmeye başladı. Geleneksel merkezileştirilmiş kullanıcının arayüzü (UI-user interface) –  üretim takip sistemi (MES) odaklı çalışmak etkili olmayacağından. Hatta uygunluk, optimizasyon ve gözetleme için bile.  Endüstri 4.0 özü itibariyle merkezi olmayan ve yüksek derecede otomatikleştirilmiştir. Üretim yazılımı buna saygılı olmak zorunda ve kazançlar planlandığı gibi birikmeyecektir.

Endüstri 4.0, teknolojiyi mümkün kılanlar tarafından harekete geçirilen çevik, uygun fiyatlı bir üretimin geleceğini çağrıştırıyor; nesnelerin interneti, 3D yazdırma, bulut sistemi, mobil cihazlar ve büyük veriler gibi. Bunlar aynı zamanda, bir araya gelmesi gereken üretim içindeki çeşitli disiplinlerdir ve yüksek bir otomasyon düzeyi bu sistemlerin ayrı ayrı verimli çalışması için gereklidir.

Bu zorlukları beş ana kategoriye ayırdım:

  1. Merkezden Uzaklaşma: Endüstri 4.0 doğası gereği merkezi olmayan bir sistemdir. Bununla birlikte, her ürün eşsizdir, geleneksel bir yolla işyeri tabanını optimize etmek ve merkezileştirmek çok zordur. Üretim Takip Sistemi, bağlam-önerme olanaklarına ihtiyaç duyar; böylece CPS ve CPSS’in kendi zekâsı vardır.
  2. Dikey Entegrasyon: Üretim izleme sistemiyle birlikte, iş süreçlerinin düzenlenmesi için basit ya da karmaşık olabilecek bir etkinleştirici olmasına rağmen, neredeyse her zaman çok katmanlılar ve gruplar da dahil edilmelidir. Endüstri 4.0, CPS ve CPSS iletişimlerini entegre eden yeni veri akışları yaratır ve bu özerk oluşumların dikey entegrasyonu girişim sistemlerinin etkin cevap vermesini sağlamak için kritik bir öneme sahiptir.
  3. Yatay Entegrasyon: Yatay entegrasyon, tesisler ve ticari partnerler arasındaki tedarik zinciri durumu iletişimine odaklanır. Yatay entegrasyon, akıllı tedarik zinciri ya da şebekenin şeffaf olmasını sağlar, böylece durum her zaman görünebilir. Bu, ürünlerin kapasitesi ve durumu ile ilgili iletişim ve şeffaflık gerektirir. İletişim, tedarik zinciri kontrol kulesi boyunca koordine edilir. Herhangi bir zamanda, son müşteri siparişinin kesin üretim durumunu bilebilir.
  4. Bağlanılabilirlik & Mobil: Bir taraftan, donanım entegrasyonu, genellikle iyi tanımlanmış ve karmaşık arabirimlere sahipken, bağlanılabilirlik ile tamamlanması gerekir. Sensörler, uyarıcılar ya da diğer donanımlar ağır sistemler ve arabirimler gerektirmeyen bir oyundur. Öte yandan, işlemsel yüzünde, bağlanılabilirlik ve mobil daha uyumlu arabirimleri mümkün kılacaktır.  Bu, Üretim Takip Sistemi’nin (MES) donanımını çalıştırmak için özel olarak hazırlanmış uygulamaları kullanarak, donanımı almanıza, indirmenize ve gelecekte de kullanacağınıza dair farklı uygulamalar içereceği anlamına gelir.
  5. Bulut Sistemi & Analitik: Üretim Takip Sistemleri, büyük verilerin çeşitliliğine ve hacmine daha iyi uyum sağlamak ve bunlarla başa çıkmak için zekasını genişletmelidir. Gelecekteki Üretim Takip Sistemleri verilerin saklanmasından önce, olabildiğince çabuk gelişmiş çevrimdışı yetenekleri ve “gerçek zamanlı” analizleri barındırmalıdır. Bu Endüstri 4.0 ile baş etmek için gerekli hızı ve çevikliği ile altyapıyı sağlayacaktır.

Fazlasını Oku

cloud-computing-1_6

Bulutun Üretiminizi Etkileyebileceği 3 Yol

NSK Inc. tarafından yapılan bir ankete göre katılan şirketlerin %82si işletmelerinin çeşitli parçalarını buluta taşıyarak tasarruf yapmışlardır. Fakat ilginçtir ki başka bir ankete göre kullanılan üretim izleme sistemlerinin sadece %3ü bulut tabanlı bulunmuştur. Bulut tabanlı üretim takip sistemlerinin üretiminizi geleneksel takip sistemlerinden daha fazla geliştireceği 3 yolu inceleyelim:

  1. Daha iyi gelecek öngörüleri

İleriyi tahmin etmek üretimi gerçek zamanlı takip edemezken oldukça zordur. Bulut zamanlı üretim izleme sistemleri üretime, depolara, bütün tedarik zincirine gerçek zamanlı takibi mümkün kılabilir. Bu bilgileri kullanarak öngörülerinizi daha doğru yapabilirsiniz. Bu da üre

  1. Daha iyi stok yönetimi

Stok eksiklikleri firmalar için çok büyük sorunlara yol açabilir. Bulut üzerine kurulmuş üretim takip sistemleri tedarikçileriniz ve müşterilerinizle gerçek zamanlı bilgi paylaşabilmenizi ve süreci kolaylıkla yönetmenizi sağlar. Basitçe herhangi internete bağlanabilen bir mobil aletten üretim takip sisteminin sağladığı bilgilere ulaşıp karşılaşılabilecek sorunların önüne geçmenize yardımcı olur. Tabi ki bulut üzerindeki üretim izleme sisteminin sağladığı bütün bilgiler her an korunmaya devam edilir ve sadece özel protokoller ile bilgi paylaşılabilir.

  1. Otomatik kayıtlar ve güncellemeler

Üretim takip sistemi varken değerli kaynaklarınızı datalarınızı kayıt altında tutmaya harcamanıza gerek yoktur. Bulut tabanlı sistemler hepsini IT sisteminizi ve diğer elemanlarınızı dahil etmeden sağlayacaktır. Donanımınıza ne olursa olsun bilgilerinizin her zaman erişilebilir ve kayıt altında tutulduğundan emin olabilirsiniz.

Fazlasını Oku

b2b-b2c-customer-experience

Üretim Takip Sisteminin Başarı Sırrı: Deneyimlerinizden Ders Çıkarın

b2b-b2c-customer-experience

Üretim Takip Sisteminin Başarı Sırrı: Deneyimlerinizden Ders Çıkarın

Neden bazı üretim izleme sistemleri diğerlerinden daha başarılı olur? En başarılı fabrikalardan ne? Daha da önemlisi…üretim takip sistemleriyle başarısız olan şirketlerden neler öğrenebiliriz?

Bunlar üretim izleme sistemine yatırım yapmak ve karlılığını artırmak isteyen, tedarik zinciriyle kolaboratif bir sistem kurarak geleceğin dijital fabrikalarından biri olma yolunda adım atacak şirketlerin sorması gereken önemli sorulardır.

Üretim izleme sistemlerinin başarılı olması için bu anlamda çalışma yapan global bir teknoloji firması olan Gartner, MES (manufacturing execution system = üretim takip (izleme) sistemi) kullanan 100 şirketle bir anket yapmıştır. Katılan şirketlerin üretim takip sistemlerinden uzun bir kullanım süreci sonucu üretim izleme sisteminden yararlanması, sistemle sorunlar yaşaması, aşması ve ya aşamaması anketi değerli kılan noktadır. Anketin sonuçları üretim izleme sistemlerine ciddi yatırımlar yapacak olan şirketlere çok yardımcı olmuştur.

İyi ve Kötü Haberler

İyi haber çoğu üretim takip sistemine yatırım yapan şirketin özellikle kısa dönemde yatırımlarının karşılığını alması olmuştur. Örneğin, çalışma sonuçlarına göre şirketlerin üretim izleme sistemi projelerinin %48i 3 aydan kısa sürede, %80i 1 yıldan kısa sürede kalite artışı sağlamıştır.

Kısa dönem başarı iyi haber olsa da, eğer uzun dönem başarının önüne tıkıyorsa değerini yitiriyor. Burada da kötü haber geliyor. Çoğu üretici bekledikleri bütün yararlara ulaşamıyor. Spesifik olmak gerekirse, şirketlerin %69u bekledikleri verimlilik artışının %75inden azına ulaşabiliyor. Kalan %31 ise %50den azına erişiyor. Peki neden?

Başarının Önüne Ne Geçiyor?

Üreticiler problemi bir ölçüye kadar anlayabiliyorlar. Problemin ne olduğu üreticilere sorulduğunda üretim izleme sistemi yatırımının giderleri, dönüşü ve kullanılışını öncesinde tam kavrayamadıklarından olduğunu söylüyorlar. Bu sürpriz gibi gelebilir. Bir şirket nasıl böyle bir yatırımı tam anlamıyla anlamadan yapabilir? Bunun için en az 2 sebep var.

İlki az öncede bahsedildiği gibi üreticilerin üretim takip sistemi sayesinde kısa sürede hızlı sonuçlar alması. Daha sonrasında üreticiler çoğu zaman daha ileri gitmek için bir iş durumları olmadığını fark ediyorlar. Düşen işçi ücretleri, geliştirilmiş stok, para akımı gibi uzun dönem hedeflerine ulaşmak zaman ve uzun süre insan, süreç ve teknoloji odaklı çalışma gerektiriyor.

İkinci bir sebep de global üretimin çok kompleks olması ve şirketin her alanına etki etmesi. Üretim izleme sistemleri materyallerden ekipmanlara, üretim süreçlerinden planlamaya, insanlara ve çalışılan şirketlere neredeyse her şeye etki ediyor. Bunu yönetmek için geliştirilmesi gereken Bilgi Teknolojisi stratejisi üretim takip sistemi gibi bir teknolojiyi fabrikaya kurmaktan çok daha fazlasını gerektiriyor. Değişim ve gelişim için uzun süreli bir strateji olmadan istenilen sonuçlara ulaşmak oldukça zor oluyor.

Öğrenilen Dersleri Hayata Aktarmak

Projenin büyüklüğünü ve etki alanını küçümsememek muhtemelen çıkarılacak en önemli ders. İkinci çıkarılması gereken en önemli ders de üretim izleme sistemi projesine bir teknolojiden ziyade insanları, süreçleri, organizasyon değişimini içeren bir süreç olduğunu tanıyamamak. Bu farkı, doğurabileceği sonuçları ve çözümünü anlamak üretim izleme sistemi başarısı için en önemli faktördür. Sonuç olarak üretim takip sistemlerinin dört duvar içinden çok daha fazlasını kapsadığını anlayabilmek şirketlerin uzun dönemli başarıya gitmesi için olmazsa olmazdır.

Fazlasını Oku

images

Üretim Takip Sisteminin Kaliteyi Artıracağı 3 Yol

images

Müşteri beklentileri her gün daha da artmakta. Ürünler her zamankinden daha hızlı ve daha kişisel olarak üretilmekte, bu da üretimde komplikasyonlar yaratmaktadır. Neyse ki IT(Bilgi Teknolojileri) sistemleri bu karışıkların üzerinden gelebilmek için çok yol kat etti. Üretim Takip Sistemlerinin üretim kalitesini artırmada yardım edebileceği yollardan 3ünü inceleyelim:

  1. Dizaynların değişimler sırasında kaybolmasına izin vermeyin

IT sistemleri ve üretim takip sistemleri birbiriyle senkronize olan işletmeler bütün üretim spesifikasyonlarını çok kolay değerlendirip yönetebilir. Derin data analizi ve baştan sona üretim takip edebilme kombinasyonu çalışanlara değişikliklere çabuk ve kolay tepki verme gücü verir. Böylece yeni karmaşık dizaynlı ürünler üretime geçirilirken daha pürüzsüz bir süreç yaşanır. Üretim takip ve yönetim sistemleri manuel müdahaleye gerek kalmadan hızlandırıcı olarak yardım eder.

  1. Esnekliği önceliğiniz yapın

Kişiselleştirilmiş ürünlerin üretimi genelde ilk üretimde mükemmel olmaz. Planlar hızla geçerliliğini yitirir ve yeni fikirler yürürlüğe konulur. Bu sebeple değişimlere çabuk adapte olabilmek  üretim atıklarını azaltmak için önemlidir. Üretim takip sistemleri yardımıyla senkronize olan prosesler sayesinde dizaynlar hızla yürürlüğe konulabilir.

  1. Her şeye hazırlıklı olun!

İmalat gittikçe daha global ve daha fazla dış faktörlerden etkilendikçe (4. Endüstriyel Devrimi düşünün), iç süreçler ve yönetim her zaman her şeye adapte olabilmeli ve hızlı tepki verebilmelidir. İşletmeler üretimlerinin tüm takibi için tamamen transparan bir üretim sürecine geçmelidir. Üretim takip ve yönetim sistemlerin sayesinde tek birleşmiş baştan sona bir yaklaşım bütün süreçlerin daha kolay ve hızlı işlemesine olanak sağlayacaktır.

Üretim Takip Sistemleri üretimin herhangi bir noktasındaki sorunları ve ya geliştirmeleri en az masraf ile çözmenize yardımcı olur. Eğer üretimi en üst seviyede tutarken kalitede de müşteri beklentilerinin üzerine çıkmak istiyorsanız, aradığınız şey üretim takip ve yönetim sistemi olacaktır.

Fazlasını Oku

nesnelerin-interneti

Yeni Büyüme Faktörü olarak Endüstriyel “Nesnelerin İnternet’i“?

nesnelerin-interneti

Nesnelerin interneti çoğu zaman tüketici bazlı bir teknoloji olarak sensörlerle büyük datayı internete bağlama özelliğiyle pazarlanmaktadır. Gelecekte evimizi, işimizi, arabamızı ve her şeyi birbirine bağlayarak günlük yaşantımızı değiştireceği umut edilmektedir. Fakat gözden kaçan büyük faktör bu güçle endüstride neler yapılabileceğidir. Nesnelerin İnternet’i ile her türlü endüstriyel uygulama birleştiğinde dünya imalatı kökten değişecektir.

General Electric 2030’a kadar Nesnelerin İnternet’inin dünya ekonomisine 10-15 trilyon dolar değerinde katkıda bulanacağını öngörmüştür. Daha önceki endüstriyel devrimlerde olduğu gibi, otomasyonun ve üretim veriminin artması beklenmektedir. Bazı potansiyel uygulamalar akıllı tarım, akıllı şehirler, akıllı enerji ve akıllı üretimdir. Üretim takip sistemi akıllı üretimi geliştirecek faktörlerin başında gelmektedir. Üretim bilgilerini bulut üzerinden izleme olanağıyla firmaların tedarik zincirlerine olan kontrolü çok artacaktır.

 

 

Fazlasını Oku

manufacturing-cloud-erp

Üretim Takip Sistemi – Sınırsız Karşılığı Olan Yatırım

Üretim takip sistemine yatırımın karşılığında ne beklemelisiniz? Yatırımın 3 katı? 5 katı? Bu konu karar aşamasında en çok sorgulanan konulardan bir tanesi.

Üretim takip sistemi (manufacturing execution system – MES) işletmeleri kökten değiştirebilecek yatırımlar arasında en öne çıkan örneklerden biridir. Fakat, her işletmedeki ortaya çıkarılacak potansiyel değişebilir. Bu sizin ne kadar ileri görüşlü, cesur ve kendinizi adadığınızla doğru orantılıdır. Rekabette üstünlük sağlayan firmalar köklü değişimleri ufak anlık başarıların üstünde tutarlar. (daha&helliip;)

Fazlasını Oku