bina-otomasyonu

Bina Otomasyonu Nedir?​

Bina otomasyon sistemleri rezidanslarda, alışveriş merkezlerinde, fabrikalarda, stadyumlarda, eğlence merkezlerinde ve plazalarda rahatlıkla uygulanabilmektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile bu yapıların tamamında hem hayatı hem de iş gücünü kolaylaştıran, gerekli kontrol ile müdahalelerin kontrol merkezinden manuel ya da otomatik olarak yapılmasını sağlayan bina otomasyon sistemleri yeni yapılan binaların tamamında kullanılmaktadır.

İnsanlar artık iş yerlerine ya da evlerine giriş yapmadan, güvenlik kameraları sayesinde iş yerlerinin ve evlerin kontrolü yapılabilmektedir. Hırsızlık gibi durumlarda da bilgisayar ya da cep telefonları üzerinden anında bilgi alınarak müdahale edilebilmektedir.Günümüzde olmazsa olmazlar arasında verimlilik ilk sırada yer almaktadır. Bu anlamda 
bina otomasyonu ile verimlilik çözümlerinde başarılı uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Peki, bu uygulamalar nasıl gerçekleştirilir? Aşağıda Bina Otomasyonu ve gerekliliği ile ilgili bilgiler sunulmuştur.

Neden Bina Otomasyonu Uygulamalarına İhtiyaç Duyulur?

​Bina otomasyon sistemlerindeki temel amaç tek bir kanaldan bütün sistemin izlenmesi ve kontrol edilebilmesidir. Günümüzde de hem orta hem de devasa büyüklükteki binalar için otomasyon 3 ayrı kısımda incelenmektedir. Bunlar mekanik sistem kontrolüaydınlatma sistemi kontrolü ve elektriksel sistemin kontrolüdür.​
Enerji verimliliğinin sağlanabilmesi için bina otomasyonları olmazsa olmazlardandır. Sizlere hem aydınlatma hem de iklimlendirme çözümlerinde model olmaktadır. Bina güvenliğinin sağlanabilmesi için bina otomasyonunun önemi çok büyüktür.​
Yangın, doğalgaz kaçağı, sel ve buna benzer tehlikeli durumlarda bina otomasyon sistemlerimiz hem binanızı hem de bina içerisindeki insanları en hızlı ve güvenilir bir şekilde uyarmaktadır. Bu da bina sahiplerine zaman kazandırır.​

Daha az çalışan ile bütün sistem kolayca kontrol edilebilmektedir. Bu da personel giderlerinizin azalmasına yardımcı olmaktadır. Son teknolojik bina otomasyon sistemleri ile verimlilik maksimum seviyeye çıkarılmaktadır.bina-otomasyonu

Bina otomasyon sistemleri rezidanslarda, alışveriş merkezlerinde, fabrikalarda, stadyumlarda, eğlence merkezlerinde ve plazalarda rahatlıkla uygulanabilmektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile bu yapıların tamamında hem hayatı hem de iş gücünü kolaylaştıran, gerekli kontrol ile müdahalelerin kontrol merkezinden manuel ya da otomatik olarak yapılmasını sağlayan bina otomasyon sistemleri yeni yapılan binaların tamamında kullanılmaktadır.

İnsanlar artık iş yerlerine ya da evlerine giriş yapmadan, güvenlik kameraları sayesinde iş yerlerinin ve evlerin kontrolü yapılabilmektedir. Hırsızlık gibi durumlarda da bilgisayar ya da cep telefonları üzerinden anında bilgi alınarak müdahale edilebilmektedir.

Bina Otomasyonu Nasıl Tasarruf Sağlar?

Enerji maliyetlerinde meydana gelen artışların bina işletim masraflarını da artırdığı görülmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda bu enerjilerin % 40’ının ticari ve konut binalarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. Durum böyle olunca binalarda kullanılan enerjinin kontrol altına alınması önemli bir hale gelmiştir.​

Bina ekipmanları tercih edilirken kapasite seçimlerinde yaz aylarının yüksek ve kış aylarının en düşük ortam sıcaklığı özelliğine dikkat edilmektedir. Ancak hem yaz hem de kış aylarında çok az bir dönem bu şartlarda ekipmanlar çalışırken, diğer zamanlarda atıl kapasitede çalışmaktadır. Bu da ciddi derecede enerji israfına yol açmaktadır.​

Bina otomasyon sistemleri sayesinde % 1’lik dilimler ile kapasiteler ayarlanabilmektedir. Bu da en uygun kapasitede bina enerji kullanımlarını ayarlar ve enerji tasarrufu sağlar. İş gücü ve zamandan da tasarruf sağlayan bina otomasyon sistemlerinden toplanan veriler analiz edilir ve arıza ile bakım istatistikleri çıkarılır. Bu veriler doğrultusunda da gerekli çalışmalar yapılmaktadır. En iyi şekilde bina otomasyon sistemleri için firmamız ile iletişime geçebilir ve bu verimli sistem hakkında daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

www.proente.com

Telefon: +90 (212) 257 94 19

E-mail: info@proente.com

Devamını Oku

Prowmes-Sanayi-Kenti-Ne-Demektir

Sanayi Kenti Ne Demektir?

Yaşam biçimimiz tüketim odaklı bir yapıya evrildiği için zamanımızın çoğunu yolda veya iş yerinde geçirmekteyiz. Evden işe ulaşım sorununu çözmek için organize sanayi bölgeleri kurulup bu bölgelerin yakınlarına birçok konut yapılıyor. Bu yapılaşma da sıklıkla duyduğumuz Sanayi Kenti adını alıyor.

Sanayi Kentine Giriş

Sanayi, tarımsal olmayan ve endüstriyel üretim odaklı sosyoekonomik bir yapılanmadır. 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’dan başlayarak dünyanın çeşitli ülkelerinde görülmeye başlayan sanayileşme süreci ve sanayi devriminin etkileri sonucu kent dinamikleri de değişmeye başlamıştır. Sanayinin kente girişi ile birlikte toplumsal düzen değişmiş ve yerleşmelerde yepyeni biçimlenmeler ortaya çıkmıştır. Sanayileşme süreci, kentteki nüfusun artışını hızlandıran ve kırdan kente göçü tetikleyen en önemli bileşenlerin başında gelmektedir. Sanayi devrimi ile birlikte tarımda makineleşme başlamış ve üretim yavaşlamıştır. Topraktan elde edilen ekonomik güç zamanla azalmaya başlamıştır. Bu da nüfusun kentlere yönelmesine ve sanayinin çeperinde toplanmasına sebep olmuştur.

Sanayi KentiProwmes-Sanayi-Kenti-Ne-Demektir

Ticaretten ve tarımdan çoğunlukla uzak duran sanayi kentleri, endüstriyel üretimi destekleyen ve sermaye odaklı bir sosyoekonomik yapılanmaya sahiptir. Sanayi devriminden sonra kentlerin fiziksel dokusuna bakıldığında, kamusal alan ile konut alanlarının birbirinden ayrıştığı, büyük sanayi arazilerinin etrafında ilk yıllarda sayıca az olan yerleşimlerin artarak belirginleşmeye başladığı bir şehirleşme görülmektedir. Çoğunluğu fabrikalarda istihdam edilen nüfusun, iş yerleri ile yaşam alanlarını yakın tutmaya özen göstermesi söz konusudur. Kentte inşa edilen yapısal fonksiyonlar ve kent toplumunun ihtiyaçları sanayi öncesi kentlerde görülenlerden farklılaşmaktadır. Demiryolu ağları ve ulaşımın önem taşımaya başlaması sanayi kentlerinde diğer kentler ile iletişimde kalmak ve kırsal bölgelerde tarımda üretilenlerin fabrikalarda işlenmesi için kaçınılmaz hale gelmiştir.

Zamanla fabrikaların desantralize edilerek kent çeperine doğru alınması kararı ile birlikte kentin çekirdeğinden ve konut alanlarından uzaklaştırılmıştır. Bu durum ulaşım problemlerini beraberinde getirmiştir. Tüketim odaklı bir yaşam biçimine evrilen kent toplumu, zamanının çoğunu yolda veya iş yerinde geçirmektedir. Kır topluluklarında görülen üretim, samimi insan ilişkileri ve kültürel değerler, sanayileşme ile birlikte kent toplumlarında zayıflamaya başlamıştır. Bu sebeple kısaca OSB olarak adlandırılan organize sanayi bölgeleri kurulmakta olup bu bölgelerin yakınlarına birçok konutlar yapılarak işe ulaşım sorununu ortadan kaldırmak hedeflenmiştir. Geçmişte sanayi kentlerine ulaşım oldukça sorun yaratırken günümüzde konutlaşma, iş olanağının daha fazla olduğu fabrika yakınlarına kaymıştır. Sanayi kentlerinin günümüzde geldiği bu durumun toplumun değişimindeki rolü oldukça büyüktür.

Devamını Oku

noktadan-noktaya-haberlesme

Noktadan Noktaya Haberleşme Protokolü

Noktadan Noktaya Haberleşme Protokolü telefon, radio , fiber optik kablo ve cep telefonları gibi çeşitli ortamlarda kullanılıyor. Sensör ve aktüatörler ile iletişim sağlanması için de IO-Link teknolojisi avantajlı bir protokol. Yönetilebilir maliyetiyle endüstride büyük başarı elde eden IO-Link, veri toplamada kolaylık sağlıyor. Sensör üreticileri, IO-Link aracılığıyla çeşitli geçiş bilgileri, durum takipleri gibi işlemlerde ve beklenmedik sorunlarda etkili çözümler sağlayabilecek.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte PPP veri bağlama katmanı protokolüyle, iki noktanın birbiriyle iletişim kurması mümkündür. Bu protokol ile birlikte kullanıcı kontrolü, şifreli iletişim ve veri sıkıştırma yapılabilir. Oldukça fazla alanda kullanılan noktadan noktaya haberleşme protokolünün; telefon iletişimi, radio iletişim ortamı, fiber optik kablo ortamı ve cep telefonları gibi çeşitli ortamlarda kullanılabilmesi mümkündür.

ADSL yaygınlaşmadan önce internet servis sağlayıcıları haberleşme protokolü olarak PPP’yi sık olarak tercih etmekteydi. Günümüzde de ADSL hatların üzerinde Ethernet üzerinden noktadan noktaya haberleşme kullanılmaktadır. Hat bağlı olmadığı durumda noktadan noktaya haberleşme için hatta talep gelmelidir. PPP senkron hatlar üzerinde de çalışabilmektedir.

Noktadan Noktaya Haberleşme Protokolü’nün Çalışma Mekanizması

Uzun adı Point to Point Protocol olan PPP, noktadan noktaya iletişim sağlayan protokoldür. Temel amacı ise; seri bir iletim ortamı kullanarak, paketlerin aktarılmasını sağlamaktır. Böylece bu haberleşme protokolü sayesinde iki iletişime uygun olan cihaz özel olarak yapılandırılmış bir veri paketine sahiptir. Veri paketleri sayesinde de bilgi değişimi yapılabilmektedir.

noktadan-noktaya-haberlesme2

Noktadan noktaya haberleşme protokolü kapsüllenme, ağ kontrol protokolü ve bağlantı kontrol protokolü olmak üzere üç temel çalışma mekanizmasına sahiptir. Kapsüllenme özelliği sayesinde; IP, IPX gibi değişik ağ katmanı protokollerinin aynı bağlantı üzerinde, eş zamanlı olarak çalışabilmesi mümkündür. Ayrıca veri paketlerinin noktadan noktaya haberleşme aracı ile gönderilmek üzere nasıl paketleneceği belirlenir.

Bağlantı kontrol protokolü ise; PPP’nin esas çalışan kısmıdır. Noktadan noktaya bağlantının kurulması, bağlantı kontrol protokolü sayesinde olur. Fiziksel katmanın üzerinde bulunan LPC; bağlantının kurulması, test edilmesi ve yapılandırmasının yapılması ile görevlidir. Noktadan noktaya protokollerde yer alan problemlerden IP adreslerinin atanması ve yönetimi, ağ bağlantıları için sorun teşkil eder. Bu sorunlarla başa çıkabilmek için PPP, ağ kontrol protokollerini kullanır. Düzgün çalışan bir PPP haberleşme protokolü üstün özelliklere sahip olabilmektedir.

IO-Link Teknolojisi İle Haberleşme

IO-Link teknolojisi, temelinde noktadan noktaya gerçekleştirilen oldukça etkin bir bağlantıya sahiptir. Sensör ve aktüatörler ile iletişim sağlanması için IO-Link teknolojisi kullanılmaktadır. Böylece daha kolay ve global bir çözüm bulunabilmektedir.

Noktadan noktaya dağıtılan seri iletişim protokolü olan IO-Link avantajlı bir protokoldür. Sensörler IO-Link aracılığıyla çeşitli geçiş bilgileri, durum takipleri gibi işlemlerde etkili bir çözüme kavuşacaktır. Sensör üreticileri bu sayede beklenmedik sorunlara çözümler bulabilecektir. Yönetilebilir maliyetiyle endüstride büyük başarı elde eden IO-Link, veri toplama kolaylığı sağlamaktadır. Basit kuruma sahip olan, otomatik parametre ayarı bulunan ve gerekli bilgilere erişimi sağlayan IO-Link noktadan noktaya dağıtılan seri iletişim protokolü, büyük ölçüde tercih edilebilmektedir.

Bulut tabanlı veya merkezi sistem son teknoloji Prowmes otomasyon cihazları ile çok sayıda makine takibi yapabilmekle birlikte otomatik ve anlık veri toplayarak üretimi canlı olarak izleyebilirsiniz. Big data analizi yapabileceğiniz gibi detaylı verimlilik raporlarına erişim sağlayabilirsiniz.

0212 257 94 19 – info@prowmes.com

Devamını Oku

Web’in Evrimi

Web 1.0’ın tek yönlülüğü Web 2.0 ile yıkılmış ve çift yönlü bilgi akışı başlamıştır. Bu değişimin getirdiği yenilikleri temel olarak şöyle sıralamak mümkündür.

Web 1.0 Web 2.0
Statik Dinamik
Tek yönlü Çift yönlü
Kişisel web siteleri Sosyal ağlar, podcastler ve bloglar
Domain ismi spekülasyonu Arama motoru optimizasyonu
Sayfa görünümleri Tıklanma üzerinden ücretlendirme
Klasörler (taksonomi) Etiketler-Tagging (folksonomi)
Britannica Online Wikipedia
Marka içerikleri Online alışveriş
Klasik bannerlar İçeriğe göre reklam Google AdSense

 

Web 1.0 sadece web sitesinin yaratıcılarından ve site bilgilerini okuyanlardan ibarettir. İçerik yayıncılarının hakimiyeti söz konusudur. Site ziyaretçileri ile etkileşim yaratılamadığından tek yönlüdür.

Web 2.0 O’Reilly Media tarafından 2004’te kullanılmaya başlayan ikinci nesil internet hizmetlerini anlatan kavramdır. Web 2.0 site ziyaretçilerinin de sosyal ağlar, bloglar aracılığıyla; içerik, yorum ve bilgi paylaşımına imkan tanımaktadır. Böylece statik internetten kullanıcıların da aktif olduğu dinamik internete geçilmiştir. Merkezi ansiklopedik bilgi kullanıcıların da içerik oluşturabildiği vikilere dönüşmüştür.

İnternette etkileşimin artması satış ve pazarlama anlayışını da değiştirmiştir. Eskiden sadece marka içerikleri hakkında bilgiye ulaşan tüketici artık görüşlerini markalarla paylaşabilmekte ve üretim sürecine de dahil olabilmektedir. Kullanıcılar markaları araştırmakta ve deneyimlerini diğer tüketicilerle paylaşabilmektedir. Markaya olan sadakatin göstergesi olarak online marka toplulukları oluşturabilmektedir.

Taksonomi; Bir web sitesindeki navigasyon elementlerinden, bir e-ticaret ortamında ürünlerin gruplanmasına kadar, bilgiyi sınıflara ayırarak organize etmeye yönelik çalışmalar olarak adlandırılmaktadır. Web 1.0’da içerik üreticileri tarafından sınıflandırma yapılmaktaydı. Web 2.0’da ise folksonomi kavramı ortaya çıkmıştır; ön tanımlı ve merkezi sınıflandırma sistemi yerine kullanıcılar tarafından oluşturulan etiketlere dayalı sınıflandırma sistemidir.

Klasik banner sistemine göre tüm site ziyaretçileri aynı reklamlarla karşılaşıyordu. AdSense’de ise kullanıcıların tıkladığı içeriklere göre eşleştirme yapılarak tüketicinin profiline özel reklamlarla karşılaşması sağlanmaktadır.

Web 2.0 arama motoru optimizasyonu (SEO) sitelerin içerikleri ile ilgili konularda, arama motorlarında yapılan aramalar sonucunda siteye ziyaretçi akışını sağlayan ve üst sıralamalarda görünecek web sayfaları oluşturma sürecidir. Ziyaretçiler arama motoru sonucu ile geldikleri için hizmeti talep eden kişilerdir. Hizmeti talep eden geniş bir kitleye ulaşılmasını sağlar ve müşteri tercihleri ile ilgili güvenilir bilgi sunar.

Üçüncü Boyut: Web 3.0

Kullanıcılar için internetin daha da kişiselleşeceği ve ileri derece internet deneyimi Web 3.0 olarak adlandırılıyor. Arama motoru üzerinden elde edilen istatistiki verilerin “yapay zeka” tarafından yönetilmesidir. Örneğin; özel öğrenen ve hafıza oluşturan robotlar kullanıcı adına çıkarımlar yapacak ve öneriler sunacak. İnternet üzerinden en çok tercih edilen, en olumlu yorumları alan otelleri otomatik olarak tespit edip ana sayfasında gösteren bir tatil sitesinin kullanıcı adına bulacak. Web 3.0 tam anlamıyla uygulamaya geçmemiştir fakat yakın gelecekte hayata gireceğine dair görüşler bulunmaktadır.

Devamını Oku

ENDÜSTRİ 4.0 YAZILARI DEVAM EDİYOR!

Endüstri 4.0: Nİ –Nesnelerin İnterneti (Internet of Things)-  akıllı üretim yapar

Endüstri 4.0 üretim, tamamen küçük ve daha küçük içeriklerin yükselen bağlantısallıkları ile ilgilidir. Gerçek dünyada üretilen ürünler veya üretim hattındaki bir makine içindeki bileşenler gibi fiziksel şeylerden toplanan verileri, bu şeylerin kendilerinin nasıl üretildiğini etkilemek için kullanır. Bu nesnelerden ne kadar bilgi toplanırsa, üretim de o kadar etkili olur.

Fizikî şeyler ve dijital dünyâ arasında bir geri besleme; bir geri bildirim döngüsü oluşturma fikrine dayanır. Nesnelerin kendileri, bize nasıl kullanıldıklarını veya ne zaman tamire ihtiyacı olduğunu söyleyebilirler- üreticiye; üretim sürecinin, tedariğin, üretimin geliştirilmesi ve yaratılmasının, zaman ve para kazanımının her aşamasının optimize edilmesine yardımcı olabilecek bilgiler verebilirler.

Vaka çalışması: araba yapımı

Peki üretim süreci Nİ’yi nasıl kullanıyor? Bir araba fabrikasını ele alalım. Şirket operasyonlarını akıllıca uyumlandırmak için hangi ürünlerin çok sattığını bilmek ister. Bu; en başta ne yapılacağına karar vermekten, mevcut donanımı en faydalı hâle getirmeye; en iyi performası veren bileşenlerin olabildiğince etkin şekilde nasıl ölçeklendirileceğine, tüm süreci etkiler. Bunu başarmak için hem yönetim dışı fabrika çalışanlarından hem de dışarıdaki gerçek hayâttan elde edilen fizikî nesne verilerinin analizlerine ihtiyaç vardır.

Endüstri 4.0 ne yapmamız gerektiğini bildirir

Tuhaf bir şekilde, sürecin son aşaması olan tamamlanmış ürünün satılması da buradaki başlangıç noktasıdır. Perakende satış bilgilerine “dokunabiliyor olmak”, hangi ürünün veya ürün bileşenin en iyi sattığı konusunda eşzamanlı anlayış sağlar. Eğer arabalarımız ayarlanabilen gaz pedalı veya yaya tespit sistemi gibi opsiyonel ekstra özellikleriyle satıldıysa, hangi özelliklerin en popüler olduğu bilgilerinin özetine erişebiliriz. Eğer ayarlanabilir gaz pedalları diğer mevcut özellikleri geride bırakıyorsa, bunların kazançlı olduğunu görürüz ve üretimi arttırırız. Körü körüne üretim, artık mevzu bahis değildir.

Showroomların kendisi de tüketici tercihleri konusundaki bilgiler hususunda bir altın mâdenidir.  Showroom demo alanlarındaki sensörler ve video kesitleri, ziyaretçilerin nerelerde vakit geçirmeye eğilimli olduklarını takip edebilir; hangi modellerin potansiyel alıcılara câzip geldiğini gösterir. Ayrıca potansiyel yeni müşterilerin daha geniş bir resmini sunabilmek adına, sosyal medya kanaatini perakende satış analizleriyle de destekleyebilirsiniz.

Bilgiyi operasyonel süreçle birleştirmek

Ayarlanabilir gaz pedallarının en çok satan özellik olduğunu öğrenirsek, üretim sürecini bunu yansıtmak için değişmemiz gerekir. Satmayacak bir sürü ek özellik yapmanın anlamı yoktur. Münferit üretim tesislerinden ve yönetim dışında fabrikada çalışanlardan edinilen veriler, stokların nerede az olduğunu göstererek tedarikçiden erkenden sipariş verilebilmesine olanak sağlar.

Yönetim dışı fabrika çalışanlarından eşzamanlı geri bildirim

 

Peki yönetim dışı fabrika çalışanları? Nİ operasyonların modernize edilmesine nasıl katkı sağlayabilir? Burası, İnsan-Makine Arayüzü’nün (Human-Machine Interface) devreye girdiği yerdir. Yönetim dışı fabrika çalışanlarınca kullanılan Nİ-etkileşimdi robotik cihazlar ayarlanabilirdir, böylece sistemde tanımlanmış ve kataloglanmış olurlar. Bu bağlantılı robotlar eşzamanlı makine etkinliği konusundaki bilgileri geri besleyen; nem seviyesinden sıcaklığa, vibrasyon ve akustik seviyelerine kadar her bir bilgiyi toplayan kompleks sensör ağına sahiptirler.

Veri analizlerine bakan herhangi biri anında herhangi bir tehlikeli durum olup olmadığını veya düzeltilmesi gereken basit bir performans meselesi olup olmadığını görür.

Eğer bir robot çalışmamaya başlarsa, İMA hemen robotun nerede olduğunu ve neyin ters gitmiş olabileceğini belirtir ve robotu uzaktan kapatıp yaklaşmayı güvenli hâle getirir. Destek mühendislerine bağlanan video, kullanıcıların inceleme yapmak için ihtiyaç duydukları şeyleri ortaklaşa belirlemek, maliyetli aksama sürelerini azaltmak için belge paylaşmalarına ve dipnot eklemelerine olanak tanır. Soru veya yorumlarınızı aşağıdaki alandan bildirebilirsiniz!

Devamını Oku

Bulut Yönetimi Sistemi Nedir?

Bulut Yönetimi Sistemi Nedir?

Bulut bilişim (Cloud Computing) veya daha yaygın anlamıyla online (çevrimiçi) bilgi dağıtımı; bilişim cihazları arasında ortak bilgi paylaşımına imkân sağlayan hizmetlerin genel adıdır. Telefon-tablet-bilgisayar ve benzeri aygıtların deposunda yer alan bilgi ve verilerin internet ortamında saklanılması ve istendiği takdirde erişim sağlanabilmesidir bulut bilişimi.

(daha&helliip;)

Devamını Oku

Bulutun Üretimi Etkiyeleyebilmesinin 5 Yolu - Prowmes Blog

Bulutun Üretimi Etkiyeleyebilmesinin 5 Yolu

İşletme sahipleri için bulut teknolojisinin faydaları

NSK şirketi tarafından yapılan bir ankete göre, ankete katılan şirketlerin %82’si üretim süreçlerinin bir kısmını buluta taşıyarak maliyetlerini düşürdüklerini belirtmektedir. Aynı zamanda ünlü bir analiz firmasının anketine göre, Dünya’da üretim yapan şirketlerin yalnızca %3’ü bulut tabanlı Üretim Yönetim Sistemine sahiptir. Şüphesiz, bulut tablanlı sistemlerin çok yaygın olmadığı bir dünyadayız! (daha&helliip;)

Devamını Oku

Üretim Yönetim Sistemlerinde (MES) Bulut Bilişim Yeni Hedef - Prowmes Blog

Üretim Yönetim Sistemlerinde (MES) Bulut Bilişim Yeni Hedef

Kalite takibi, üretim ve envanter takibinde bulut bilişim

Son 20 senedir Üretim Yönetim Sistemleri (MES) üretimi izlemek, kalite ve envanter takibi yapabilmek için büyük ölçüde kullanılmaktadır. Başlardan itibaren sürekli gelişen bu sistemler firmaların farklı lokasyonlardaki işletmelerini de tek merkezden izleyebilmesine olanak tanır hale gelmiştir. (daha&helliip;)

Devamını Oku