Yalın üretimin amacı

Yalın Üretim Nedir? Yalın Üretimin Amacı Nedir?

Bir ürünün müşteriye hizmet etmeden önceki hazırlanış sürecinde, gerekli ekipman ve parçaların içerisinde barındırarak israftan ve gereksiz masraftan kaçınılarak maliyeti en aza indirip, müşteriye teslim edilecek ürünün hizmet performansı ve kalitesini en üstün seviyede sunmak, müşteri için değerli ve önemli kılınan özellikleri içinde barındıran ve firma karını ideal orandan daha da üste taşıyarak piyasaya sürülmesi sürecinde uygulanan adım, kavram, teknik ve sistemlerin bütünü “Yalın Üretim“dir. Yalın üretimin amacı; müşterinin ihtiyacı ve beklentisinin karşılanmasıdır.

Yalın Üretimin Amacı

İlk hizmet sürelerinde “Müşteriye ben ne verirsem onu almak zorunda, ben ne sunsam satılır” düşüncesi bir sistem haline getirilmişti. Sanayi ve teknolojinin ilerlemesi ile beraber bu durum arz/talep ilişkisine dönüştü. Ürünlerde gereksiz görülen ve kullanışına ihtiyaç duyulmayan malzeme ve parçalar üretimden kaldırıldı. Bu sayede hem firmalar hem de tüketiciler önemli bir meblağda kar elde etti. Tüketici, cebinden gereksiz harcama yapmıyor. Üretici ise gereksiz ürün ve parça üretimine son verdiği için ekstra bir masraf yapmayarak kar ediyor.

Mevcut Üretimin Eksikleri Nelerdir?

Elde bulunan ürünlerin satımı konusunda ısrarcılığını stok alanının doluluğuna borçlu olan bu üretim tipinin önceliği, eldeki malzemenin piyasa ve stokta tamamen tüketilmiş olması şartıdır. Eldeki ürünler tamamen bitmeden yeni bir ürün piyasaya sürülmüyor. Üreticiler, ellerindeki ürünün tükenmesine kısa süre kala yeni ürün tedarik etmeye başlıyor. Eldeki ürün tamamen bittikten sonra yeni ürünü gereken zamanda değil de daha geç piyasaya sürerlerse hemen satacakları gibi bir yargıya sahipler. Tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak için gereken ürün ve donanımların müşteri eline istenilen zaman da geçmemesi bu üretim tipinin eksikliklerinden biridir. Müşteri memnuniyetine pek dikkat edilmemesi de bir eksikliktir. Müşteri ihtiyacını gidermediği halde piyasadaki üründen bu şekilde bahsedilmesi gibi unsurlar da başlıca sorunlar haline gelmiştir.

Neden Yalın Üretim Tercih Edilmelidir?

Yalın üretimin amacı içerisinde sadece müşterinin istediği fonksiyonların barındığı, beklediği kaliteyi sunan ve aradığı fiyata ücretlendirilen ürünlerin satışa sunulmasıdır. Müşteri istediği ürünü ihtiyaç duyduğu zamanda, beklediği sürede ve ihtiyaç anında hızlı sevkiyat edilmesinden dolayı istediği zaman sahip olabiliyor. Yalın üretimde satışa sunulacak üründe müşteri ihtiyacı göz önünde bulunduruluyor. Bu sayede fazladan zaman, mekan ve ekipman sorunu ortadan kalkmış oluyor. Bu şekilde de her iki taraf tasarruf ediyor. Yalın üretimde dikkat edilen nokta, müşterinin beklentisinin karşılanması olduğu için müşteriye, kendini her daim önemli ve değerli olduğu hissettirilir.

Fazlasını Oku

Yalın Üretim

Yalın Üretim İçin Şimdi Tam Zamanı!

Amerikalıların günlük yaşamda kullandıkları meşhur bir deyim vardır: “Zamanı geldi” İşte Türkiye’de yalın üretim yöntemine geçmenin, üretim yönetim sistemi kurmanın zamanı geldi.

Yalın üretim için bulut tabanlı üretim yönetim sistemleri her üretim tesisinin mutlaka hayata geçirmesi gereken bir proje olmalıdır. Yalın üretim, üretimlerini arttırmak isteyen, verimliliği yükseltmek isteyen, fire oranlarını düşürmek isteyen her sanayicinin mutlaka benimsemesi gereken bir yöntemdir. Yalın üretim sistemine harcanan paranın veya ayrılacak bütçenin ekstra bir maliyet olarak görülmesi en büyük yanlışlardan biridir. Yalın üretim için, üretim yönetim sistemi için ayrılan bütçeler, harcanan paralar maddi kazanım olarak geri dönecektir.

Yalın Üretim ile ProwMES Fabrikanızı Hep Bir Adım Önde Tutar

Fire oranlarının düşmesi ve verimliliğin artması, maliyetlerin düşmesi anlamına gelmektedir. Maliyetlerin düşmesi ise elde edilen kazancın daha da artması anlamını taşımaktadır.Bu yüzden yalın üretim, verimlilik için olmazsa olmazdır.

Anlık raporlama özelliği ile duruş yaşayan makinelerin anbean takip edilmesine olanak sağlar. Duruş yapan makinelerin duruş yaptığı süre içerisinde ne kadar üretim kaybına neden olduğu dahi görülebilir. Bu da “Bu duruş yaşanmasaydı üretime ne kadar katkısı olurdu?” sorusunun en net cevabıdır.

Otomatik uyarı özelliği, verimlilik kaybının yaşandığı anların, makine arızalarının tespitini yapar ve bu durumları otomatik olarak veriler halinde raporlayarak gerekli birimlere, yetkililere uyarılar yapar.

Darboğaz analizi, yaşanan veya yaşanacak problemleri çözmenin en iyi yolu darboğaz analizi yapabilmektir. Darboğaz analizi ile yaşanan ve yaşanacak sorunlar için önceden tedbirler alınabilir, yeni alternatif yöntemler geliştirilebilir.

İsraf, maalesef ki tüm toplum olarak ortak sorunumuzdur. İster kurumsal, ister bireysel olsun herkesin israf önlemek için gayret göstermesi gerekir. Prowmes’in israf önleme özelliği ile maliyetleri düşürecek raporlar elde ederek israfı önleyebilirsiniz.

İş gücü yönetimi, belki de üretimin en zor süreçlerinden biridir. İster makine, ister beden gücü olsun en zor yönetilen, iş gücüdür. İş gücü yönetimi sayesinde gücün doğru zamanda, doğru yerde kullanılması sağlanarak maksimum seviyede fayda alınır.

Prowmes, toplam ekipman etkinliği, hatalar arası otalama süre, üretim planında olan değişiklikler, hatalı ürün, toplam üretilen ürün, fabrikanın genel durumu gibi raporları zamanında üretir. Yalın üretim konusunda sizi ve fabrikanızı sektörde hep bir adım önde tutar.

Fazlasını Oku

Web’in Evrimi

Web 1.0’ın tek yönlülüğü Web 2.0 ile yıkılmış ve çift yönlü bilgi akışı başlamıştır. Bu değişimin getirdiği yenilikleri temel olarak şöyle sıralamak mümkündür.

Web 1.0 Web 2.0
Statik Dinamik
Tek yönlü Çift yönlü
Kişisel web siteleri Sosyal ağlar, podcastler ve bloglar
Domain ismi spekülasyonu Arama motoru optimizasyonu
Sayfa görünümleri Tıklanma üzerinden ücretlendirme
Klasörler (taksonomi) Etiketler-Tagging (folksonomi)
Britannica Online Wikipedia
Marka içerikleri Online alışveriş
Klasik bannerlar İçeriğe göre reklam Google AdSense

 

Web 1.0 sadece web sitesinin yaratıcılarından ve site bilgilerini okuyanlardan ibarettir. İçerik yayıncılarının hakimiyeti söz konusudur. Site ziyaretçileri ile etkileşim yaratılamadığından tek yönlüdür.

Web 2.0 O’Reilly Media tarafından 2004’te kullanılmaya başlayan ikinci nesil internet hizmetlerini anlatan kavramdır. Web 2.0 site ziyaretçilerinin de sosyal ağlar, bloglar aracılığıyla; içerik, yorum ve bilgi paylaşımına imkan tanımaktadır. Böylece statik internetten kullanıcıların da aktif olduğu dinamik internete geçilmiştir. Merkezi ansiklopedik bilgi kullanıcıların da içerik oluşturabildiği vikilere dönüşmüştür.

İnternette etkileşimin artması satış ve pazarlama anlayışını da değiştirmiştir. Eskiden sadece marka içerikleri hakkında bilgiye ulaşan tüketici artık görüşlerini markalarla paylaşabilmekte ve üretim sürecine de dahil olabilmektedir. Kullanıcılar markaları araştırmakta ve deneyimlerini diğer tüketicilerle paylaşabilmektedir. Markaya olan sadakatin göstergesi olarak online marka toplulukları oluşturabilmektedir.

Taksonomi; Bir web sitesindeki navigasyon elementlerinden, bir e-ticaret ortamında ürünlerin gruplanmasına kadar, bilgiyi sınıflara ayırarak organize etmeye yönelik çalışmalar olarak adlandırılmaktadır. Web 1.0’da içerik üreticileri tarafından sınıflandırma yapılmaktaydı. Web 2.0’da ise folksonomi kavramı ortaya çıkmıştır; ön tanımlı ve merkezi sınıflandırma sistemi yerine kullanıcılar tarafından oluşturulan etiketlere dayalı sınıflandırma sistemidir.

Klasik banner sistemine göre tüm site ziyaretçileri aynı reklamlarla karşılaşıyordu. AdSense’de ise kullanıcıların tıkladığı içeriklere göre eşleştirme yapılarak tüketicinin profiline özel reklamlarla karşılaşması sağlanmaktadır.

Web 2.0 arama motoru optimizasyonu (SEO) sitelerin içerikleri ile ilgili konularda, arama motorlarında yapılan aramalar sonucunda siteye ziyaretçi akışını sağlayan ve üst sıralamalarda görünecek web sayfaları oluşturma sürecidir. Ziyaretçiler arama motoru sonucu ile geldikleri için hizmeti talep eden kişilerdir. Hizmeti talep eden geniş bir kitleye ulaşılmasını sağlar ve müşteri tercihleri ile ilgili güvenilir bilgi sunar.

Üçüncü Boyut: Web 3.0

Kullanıcılar için internetin daha da kişiselleşeceği ve ileri derece internet deneyimi Web 3.0 olarak adlandırılıyor. Arama motoru üzerinden elde edilen istatistiki verilerin “yapay zeka” tarafından yönetilmesidir. Örneğin; özel öğrenen ve hafıza oluşturan robotlar kullanıcı adına çıkarımlar yapacak ve öneriler sunacak. İnternet üzerinden en çok tercih edilen, en olumlu yorumları alan otelleri otomatik olarak tespit edip ana sayfasında gösteren bir tatil sitesinin kullanıcı adına bulacak. Web 3.0 tam anlamıyla uygulamaya geçmemiştir fakat yakın gelecekte hayata gireceğine dair görüşler bulunmaktadır.

Fazlasını Oku

ENDÜSTRİ 4.0 YAZILARI DEVAM EDİYOR!

Endüstri 4.0: Nİ –Nesnelerin İnterneti (Internet of Things)-  akıllı üretim yapar

Endüstri 4.0 üretim, tamamen küçük ve daha küçük içeriklerin yükselen bağlantısallıkları ile ilgilidir. Gerçek dünyada üretilen ürünler veya üretim hattındaki bir makine içindeki bileşenler gibi fiziksel şeylerden toplanan verileri, bu şeylerin kendilerinin nasıl üretildiğini etkilemek için kullanır. Bu nesnelerden ne kadar bilgi toplanırsa, üretim de o kadar etkili olur.

Fizikî şeyler ve dijital dünyâ arasında bir geri besleme; bir geri bildirim döngüsü oluşturma fikrine dayanır. Nesnelerin kendileri, bize nasıl kullanıldıklarını veya ne zaman tamire ihtiyacı olduğunu söyleyebilirler- üreticiye; üretim sürecinin, tedariğin, üretimin geliştirilmesi ve yaratılmasının, zaman ve para kazanımının her aşamasının optimize edilmesine yardımcı olabilecek bilgiler verebilirler.

Vaka çalışması: araba yapımı

Peki üretim süreci Nİ’yi nasıl kullanıyor? Bir araba fabrikasını ele alalım. Şirket operasyonlarını akıllıca uyumlandırmak için hangi ürünlerin çok sattığını bilmek ister. Bu; en başta ne yapılacağına karar vermekten, mevcut donanımı en faydalı hâle getirmeye; en iyi performası veren bileşenlerin olabildiğince etkin şekilde nasıl ölçeklendirileceğine, tüm süreci etkiler. Bunu başarmak için hem yönetim dışı fabrika çalışanlarından hem de dışarıdaki gerçek hayâttan elde edilen fizikî nesne verilerinin analizlerine ihtiyaç vardır.

Endüstri 4.0 ne yapmamız gerektiğini bildirir

Tuhaf bir şekilde, sürecin son aşaması olan tamamlanmış ürünün satılması da buradaki başlangıç noktasıdır. Perakende satış bilgilerine “dokunabiliyor olmak”, hangi ürünün veya ürün bileşenin en iyi sattığı konusunda eşzamanlı anlayış sağlar. Eğer arabalarımız ayarlanabilen gaz pedalı veya yaya tespit sistemi gibi opsiyonel ekstra özellikleriyle satıldıysa, hangi özelliklerin en popüler olduğu bilgilerinin özetine erişebiliriz. Eğer ayarlanabilir gaz pedalları diğer mevcut özellikleri geride bırakıyorsa, bunların kazançlı olduğunu görürüz ve üretimi arttırırız. Körü körüne üretim, artık mevzu bahis değildir.

Showroomların kendisi de tüketici tercihleri konusundaki bilgiler hususunda bir altın mâdenidir.  Showroom demo alanlarındaki sensörler ve video kesitleri, ziyaretçilerin nerelerde vakit geçirmeye eğilimli olduklarını takip edebilir; hangi modellerin potansiyel alıcılara câzip geldiğini gösterir. Ayrıca potansiyel yeni müşterilerin daha geniş bir resmini sunabilmek adına, sosyal medya kanaatini perakende satış analizleriyle de destekleyebilirsiniz.

Bilgiyi operasyonel süreçle birleştirmek

Ayarlanabilir gaz pedallarının en çok satan özellik olduğunu öğrenirsek, üretim sürecini bunu yansıtmak için değişmemiz gerekir. Satmayacak bir sürü ek özellik yapmanın anlamı yoktur. Münferit üretim tesislerinden ve yönetim dışında fabrikada çalışanlardan edinilen veriler, stokların nerede az olduğunu göstererek tedarikçiden erkenden sipariş verilebilmesine olanak sağlar.

Yönetim dışı fabrika çalışanlarından eşzamanlı geri bildirim

 

Peki yönetim dışı fabrika çalışanları? Nİ operasyonların modernize edilmesine nasıl katkı sağlayabilir? Burası, İnsan-Makine Arayüzü’nün (Human-Machine Interface) devreye girdiği yerdir. Yönetim dışı fabrika çalışanlarınca kullanılan Nİ-etkileşimdi robotik cihazlar ayarlanabilirdir, böylece sistemde tanımlanmış ve kataloglanmış olurlar. Bu bağlantılı robotlar eşzamanlı makine etkinliği konusundaki bilgileri geri besleyen; nem seviyesinden sıcaklığa, vibrasyon ve akustik seviyelerine kadar her bir bilgiyi toplayan kompleks sensör ağına sahiptirler.

Veri analizlerine bakan herhangi biri anında herhangi bir tehlikeli durum olup olmadığını veya düzeltilmesi gereken basit bir performans meselesi olup olmadığını görür.

Eğer bir robot çalışmamaya başlarsa, İMA hemen robotun nerede olduğunu ve neyin ters gitmiş olabileceğini belirtir ve robotu uzaktan kapatıp yaklaşmayı güvenli hâle getirir. Destek mühendislerine bağlanan video, kullanıcıların inceleme yapmak için ihtiyaç duydukları şeyleri ortaklaşa belirlemek, maliyetli aksama sürelerini azaltmak için belge paylaşmalarına ve dipnot eklemelerine olanak tanır. Soru veya yorumlarınızı aşağıdaki alandan bildirebilirsiniz!

Fazlasını Oku

Üretim Takip Sistemlerinin Evrimi Soru Cevap Serisi – 3

Akıllı Endüstri: Neden pek çok şirket hala tam olarak mevcut sistemlerin neler yapabileceğinin farkında değil?

Bir tarafta, birçok şirket ticari çözümleri ya da kendi kendine yeten çözümler aracılığıyla bu sistemlere çok fazla zaman ve para harcıyor. Bunların çoğu önemli bir zaman, çaba ve para gerektirmesi sebebiyle sabit maliyetler düşünüldü. Ardından, işyeri tabanı sistemlerinin göç riski. Bunlar şirketleri onlarsız çalışamayacağı kadar kritik. Saniyelerin ya da dakikaların eksikliği, mali açıdan önemli bir etkiye sahip olabilir. Bunlar kritik olduğu sürece, şirketler gerçekten gerekli olmadıkça bunlara dokunmazlar. Sonuç olarak, bu sistemlerin modernleşmesini çok geç olana kadar ertelemeye devam ediyorlar.

Akıllı Endüstri: Herhangi bir endüstri özellikle bu bilinç düzeyinden yoksun mu?

Üretim Takip Sisteminin kabulünde, yarı iletken ya da ilaç gibi öncü sanayilerin en büyük paya sahip olduğuna inanıyorum. Yeni gelişmeleri yakalayamayacak, muhafazakâr ya da doğasında riskten kaçınan gruplar gibi, üreticiler muhtemelen olacaktır.

Daha karmaşık ürünler ve süreçlere sahip olanlar, bu yeni teknolojinin ilk uygulayıcıları olacak gibi görünüyor. Elektronik, otomotiv ve tıbbi cihazlardaki orijinal ürün üreticileri  (OEM-Original Equipment Manufacturing) gibi endüstri segmentlerinden bazıları için, yakında sadece rekabet avantajından daha fazla olacağı, Endüstri 4.0’ın zorunlu bir hale geleceğini tahmin ediyorum.

Fazlasını Oku

Üretim Takip Sistemlerinin Evrimi Soru Cevap Serisi – 2

Yeni üretim takip sistemi (MES)’nin de çözebileceği Endüstri 4.0’ın getirdiği yeni zorluklar neler?

Fabrika mühendisleri özerk akıllı materyalleri kullanarak atölyelerde çalışmaya başladı, ürünler ve üretim sistemleri (CPS ve CPSS) üretim sahasında bir pazar haline gelmeye başladı. Geleneksel merkezileştirilmiş kullanıcının arayüzü (UI-user interface) –  üretim takip sistemi (MES) odaklı çalışmak etkili olmayacağından. Hatta uygunluk, optimizasyon ve gözetleme için bile.  Endüstri 4.0 özü itibariyle merkezi olmayan ve yüksek derecede otomatikleştirilmiştir. Üretim yazılımı buna saygılı olmak zorunda ve kazançlar planlandığı gibi birikmeyecektir.

Endüstri 4.0, teknolojiyi mümkün kılanlar tarafından harekete geçirilen çevik, uygun fiyatlı bir üretimin geleceğini çağrıştırıyor; nesnelerin interneti, 3D yazdırma, bulut sistemi, mobil cihazlar ve büyük veriler gibi. Bunlar aynı zamanda, bir araya gelmesi gereken üretim içindeki çeşitli disiplinlerdir ve yüksek bir otomasyon düzeyi bu sistemlerin ayrı ayrı verimli çalışması için gereklidir.

Bu zorlukları beş ana kategoriye ayırdım:

  1. Merkezden Uzaklaşma: Endüstri 4.0 doğası gereği merkezi olmayan bir sistemdir. Bununla birlikte, her ürün eşsizdir, geleneksel bir yolla işyeri tabanını optimize etmek ve merkezileştirmek çok zordur. Üretim Takip Sistemi, bağlam-önerme olanaklarına ihtiyaç duyar; böylece CPS ve CPSS’in kendi zekâsı vardır.
  2. Dikey Entegrasyon: Üretim izleme sistemiyle birlikte, iş süreçlerinin düzenlenmesi için basit ya da karmaşık olabilecek bir etkinleştirici olmasına rağmen, neredeyse her zaman çok katmanlılar ve gruplar da dahil edilmelidir. Endüstri 4.0, CPS ve CPSS iletişimlerini entegre eden yeni veri akışları yaratır ve bu özerk oluşumların dikey entegrasyonu girişim sistemlerinin etkin cevap vermesini sağlamak için kritik bir öneme sahiptir.
  3. Yatay Entegrasyon: Yatay entegrasyon, tesisler ve ticari partnerler arasındaki tedarik zinciri durumu iletişimine odaklanır. Yatay entegrasyon, akıllı tedarik zinciri ya da şebekenin şeffaf olmasını sağlar, böylece durum her zaman görünebilir. Bu, ürünlerin kapasitesi ve durumu ile ilgili iletişim ve şeffaflık gerektirir. İletişim, tedarik zinciri kontrol kulesi boyunca koordine edilir. Herhangi bir zamanda, son müşteri siparişinin kesin üretim durumunu bilebilir.
  4. Bağlanılabilirlik & Mobil: Bir taraftan, donanım entegrasyonu, genellikle iyi tanımlanmış ve karmaşık arabirimlere sahipken, bağlanılabilirlik ile tamamlanması gerekir. Sensörler, uyarıcılar ya da diğer donanımlar ağır sistemler ve arabirimler gerektirmeyen bir oyundur. Öte yandan, işlemsel yüzünde, bağlanılabilirlik ve mobil daha uyumlu arabirimleri mümkün kılacaktır.  Bu, Üretim Takip Sistemi’nin (MES) donanımını çalıştırmak için özel olarak hazırlanmış uygulamaları kullanarak, donanımı almanıza, indirmenize ve gelecekte de kullanacağınıza dair farklı uygulamalar içereceği anlamına gelir.
  5. Bulut Sistemi & Analitik: Üretim Takip Sistemleri, büyük verilerin çeşitliliğine ve hacmine daha iyi uyum sağlamak ve bunlarla başa çıkmak için zekasını genişletmelidir. Gelecekteki Üretim Takip Sistemleri verilerin saklanmasından önce, olabildiğince çabuk gelişmiş çevrimdışı yetenekleri ve “gerçek zamanlı” analizleri barındırmalıdır. Bu Endüstri 4.0 ile baş etmek için gerekli hızı ve çevikliği ile altyapıyı sağlayacaktır.

Fazlasını Oku

Üretim Takip Sistemlerinin Evrimi Soru Cevap Serisi – 1

Niçin endüstri 4.0 yeni stil üretim takip sistemlerine ihtiyaç duyuyor? Bundan nasıl faydalanacağız?

Modern tüketiciler özelleştirmeyi talep ediyor. Endüstri 4.0 başarı için emsalsiz bir fırsat sunuyor, fakat şirketlerin bu yolculuk için hazır olmaları ve uyum sağlamaları için üretim sahası yazılımına sahip olmaları gerekir.

Endüstri 4.0 siber-fiziksel sistemler etrafında dönen bir kavramdır- sanal ve gerçek dünyaların birleşmesi ve operasyon teknolojileri ile bilgi teknolojileri (IT) arasında işbirliktelik için platform yaratan sistemler.  Bunun arkasındaki mantık, elektroniğe gömülü olan ve diğerleriyle iletişimi mümkün kılan ürünlerin, materyallerin, donanımların, araçların vb. olması ve maliyetin bir kısmı için hesaplama gücü vermesidir.

Üretim Takip Sistemleri üretim sahasında, süreç içindeki işi yönetir ve izler. Dolayısıyla Üretim izleme sistemi olarak da anılan sistem, üreticilerin Endüstri 4.0 uygulamasını inşa edebilecekleri güçlü bir temel sağlar. Bununla birlikte Endüstri 4.0 bir gece içinde uygulanamaz, bu nedenle Üretim Izleme Sistemi’nin Endüstri 4.0 ile birlikte geliştirilmesi gerekir.

Fabrika sahası, merkezi olmayan bir yönetimle optimize edilecek- tüm bu unsurlar temsilciler haline gelecek ve fabrika, talep (üretilen ürünler) ve arz (donanım) ile birlikte pazar haline gelecektir. Ürünler, üretilmesi için gerekli bilginin tümüne sahip olacak ve kıvrak, uygun fiyatlı imalat çözümler sağlamak için birbiriyle müzakere edecekler.

Özerkliği düzenleme, merkezden uzaklaştırılmış ve dinamik fabrika pazar aktivitesinin değişkenliğinin düzenlemesi ve ölçeklemesi için belirli yetenekler oldukça önemlidir. Gelecekteki üretim izleme sistemleri bağlantı, mobil, cloud (bulut sistemi) ve gelişmiş analitikleri barındırmalıdır.

Fazlasını Oku

4.Endüstriyel Devrim geliyor. Daha büyük bir gemiye ihtiyacımız olacak! – 1

Nelere ihtiyaç duyulacağını anlamak için endüstriyel internetin temel özelliğinden başlayabiliriz: her şeyi bağlantılı hale getirmesi.

İlk endüstriyel devrimden beri süregelen geleneksel operasyon normlarından sonra internet sayesinde her şey ve herkes birbiriyle senkronize ve kolaboratif olarak çalışacak. Nesnelerin internetinden hatta özellikle endüstriyel nesnelerin internetinden bahsedilirken kast edilen de budur.

Endüstriyel nesnelerin interneti sayesinde şirket planları, ürün dizaynları, üretim yönetimi, tedarik zinciri, kalite yönetimi, üretim zekası… aklınıza gelebilecek her şey birbirinden ayrı olamayacak. Bunun yerine operasyonun her yönüne hükmeden tek bir sistem olacak.

Üretim 2.0 Daha büyük bir platform için zaman geldi

Üretimde otomasyonun, performans artırmanın ve globalleşmenin önemi arttıkça üretim izleme sistemi konsepti de bunlara bağlı olarak evrim geçirdi. Üretim takip sistemi ilk başta tek bir fabrika üretimini yönetmek için geliştirilmişti. Fabrika bazlı üretim takip sistemleri zamanla global, daha geniş ölçekte operasyonları yönetime uygun üretim operasyonları yönetimine evrilmiştir. Bu platformlar şirketlerin kalite, devamlılık, stok, üretim gibi aktivitelerine daha geniş bir açıdan yönetilmesine yardımcı olacaktır. Üretim yönetim sistemi platformları ayrıca üretim zekasına ve bağlantılı bir tedarik zincirine görünürlük sağlayacaktır. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi bu yazı serisinin 2.postunda verilecektir.

Fazlasını Oku